5 soruda ‘Mavi Vatan’ taslağı

AYDIN HASAN / Ankara - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın deniz konuları ile ilgili ortaya koyduğu vizyon çerçevesinde sürece devlet kurumlarının yanı sıra üniversiteler ve emekli olmuş eski bürokrat ve uzmanlar da dahil edildi. Bu yapının ortak kurumsal çerçevesi Ankara Üniversitesi bünyesinde ulusal bir merkez haline gelen Deniz Hukuku Ulusal Araştırma Merkezi’nde (DEHUKAM) oluşturuldu. Mustafa Başkara’nın merkez müdürü olduğu DEHUKAM’ın Yönetim Kurulunda, farklı bakanlıkların yanı sıra üniversite ile sektörden de temsilci bulunuyor.
5 soru 5 yanıt
Mavi Vatan yasa taslağının neden olduğu 5 temel soru ve yanıtları özetle şöyle:
1- Yeni bir yasal düzenlemeye neden gerek duyuldu?
Bazı kesimlerde yapılan yorumların tersine bu yasal düzenleme sadece Yunanistan ile Ege ve Akdeniz’de olan ihtilaflar nedeniyle hazırlanmadı. Denizler bugün balıkçılığın dışında deniz tabanlarındaki doğal kaynaklar nedeniyle ülkeler açısından bir mavi ekonomi oluşturuyor. Türkiye’de 25 Mayıs 1964’te Türk Karasuları Kanunu ilk defa ihdas edildi. 1982 yılında yeni Türk Karasuları Kanunu çıkarıldı. Türkiye, Karadeniz’de bütün komşuları ile kıta sahanlığı sınırlarını belirledi. Doğu Akdeniz’de KKTC ve Libya deniz yetki alanları anlaşması imzaladı ve BM’ye bildirdi. Mevcuk karasuları güncel gelişmelerin gerisinde kaldığı için Türkiye’nin ihtiyaçları çerçevesinde yeni bir Mavi Vatan yasa taslağı çalışması yapıldı. Bu çalışmaya son şeklinin bayramdan sonra Meclis’te verilerek kanunlaşması bekleniyor.
2- Türkiye’nin karasuları genişliği değişecek mi?
Türkiye, karasuları genişliğini şu anda Karadeniz ve Akdeniz’de 12 mil olarak uyguluyor. Ege’deki karusaları ise 6 mil. Taslakta da, karasuları genişliği olarak 6 mil esası getirildi. Ancak Türkiye, Cumhurbaşkanı kararı ile karasuları genişliğini 12 mile çıkarabilecek. Bu konuda Cumhurbaşkanına yetki veriliyor.
3- Ege’de ‘Casus Belli’ sürecek mi?
Yunanistan’ın Ege’de karasularını 12 mile çıkarma girişimi üzerine, Meclis 1995 yılında bunun uygulanmasını savaş nedeni sayacağını ilan eden “Casus Belli” kararı almıştı. Türkiye’nin Ege’deki Casus Belli gerekçeleri yeni düzenlemede de korunuyor. Türkiye’nin Ege’deki 12 mil itirazı güçlü bir şekilde yeni düzenlemede de korunuyor.
4- Yunanistan’ın oldu bittileri ile deniz parkı vb. konularda düzenleme ne gibi yeni önlemleri getiriyor?
Yeni taslakta Cumhurbaşkanı’na münhasır ekonomik bölge ilan edilmemiş alanlarda balıkçılık, deniz koruma ve farklı amaçlarla özel statülü deniz alanı ilan etme yetkisi veriliyor. Bu Türkiye’ye hem denizdeki hakları konusunda hem de Yunanistan’ın oldubittilerine karşı bir manevra alanı açacak. MEB ilanının olmadığı Ege’de de özel stütülü deniz alanı Cumhurbaşkanı tarafından ilan edilebilecek. Düzenleme cumhurbaşkanına bir önemli yetki daha veriyor. Taslak, Türk deniz yetki alanlarının genişliğinin ve sınırlarının tespiti konusunda temel kuralları belirliyor. Ama aynı zamanda bu sınırların tespiti konusunda Cumhurbaşkanlığı makamına da yetki veriliyor. Taslakta deniz yetki alanları sınırının esas hattından başlamak suretiyle ölçüleceği hükmü var. Yasa ve yetkiler, Ege’de fiili ve hukuki alan yönetimi açısından Türk diplomasisine önemli bir alan açabilme potansiye içeriyor.
5- Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin uygulamasında değişiklik olacak mı?
Hayır, Montrö Boğazlar Sözleşmesi hükümleri uygulanmaya devam edilecek. Taslak ile Türk Boğazları (İstanbul Boğazı ve Çanakkale Boğazı) ile Marmara’nın Türkiye’nin iç suları olduğu yaklaşımı güçlendiriliyor.