Ahbap soruşturması: Fatih Altaylı, Hazal Kaya, Özlem Gürses ve Ruşen Çakır'ın ifadeleri ortaya çıktı

Tem 24, 2026 - 19:02
Ahbap soruşturması: Fatih Altaylı, Hazal Kaya, Özlem Gürses ve Ruşen Çakır'ın ifadeleri ortaya çıktı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Ahbap Derneği'ne yönelik soruşturması devam ediyor. Gazeteci Ece Üner ve Fatih Portakal, avukat Feyza Altun, şarkıcı Gökhan Özoğuz ve sunucu Öykü Serter ifadeye çağrılmıştı. Üner, Özoğuz ve Serter aynı gün adliye gelip ifadelerini vermişti. Dün de gazeteci Fatih Portakal ifadesi alındı.

4 İSİM ADLİYEDE

Soruşturma kapsamında Fatih Altaylı, Hazal Kaya, Özlem Gürses ve Ruşen Çakır ifade vermek için İstanbul Adalet Sarayı'na geldi.

'SORULARI YANITLAMAYA GELDİK'

Gürses, "Savcı bey bilgimize başvurmak istemiş. Kendisine soruları yanıtlamaya geldik" dedi.

'BİLGİMİZE BAŞVURULDU'

İfade işlemlerinin ardından adliyeden ayrılan oyuncu Hazal Kaya, "Bilgimize başvuruldu sadece, gidiyoruz şimdi" açıklamasını yaptı.

Şahan Gökbakar ve Fatih Koparan’ın da önümüzdeki günlerde savcılıkta ifade vermeleri bekleniyor.

'Ahbap soruşturması'nda yeni perde: Paylaşım yaptılar, bağış yapmadılar

HAZAL KAYA:YAPTIĞIM BAĞIŞIN NEREYE GİTTİĞİNİ ÖĞRENMEK İSTİYORUM

Kaya ifadesinde, “Ahbap'a 120 bin lira bağış bende yaptım. Yaptığımız bağışların bu şekilde Haluk Levent tarafından suistimal edilmesi sebebiyle ben de mağdurum. Güvenimizin bu şekilde zedelenmesi nedeniyle çok üzgünüm. Yaptığım bağışın nereye gittiğini öğrenmek istiyorum" dedi.

'BABALA TV YAYININI GÖRÜNCE KENDİM GİTTİM'

Kaya ifadesinde, "Haluk Levent 2020 yılında kendisi SMA'lı çocuklar hakkında yaptığı yardım faaliyetlerine ilişkin ben de aynı şekilde yardım faaliyetlerinde bulunmam sebebiyle bana telefonla ulaştı. Kendi benzer yöndeki faaliyetlerinden bahsetti ama somut bir yardım talebinde bulunmadı. Hem bu süreçte hem de sonraki süreçte kendisi ile hiç yüz yüze görüşmedim. Aynı şekilde telefonla da başka görüşmemiz olmadı. Bu nedenle bir tanışıklığımız bulunmamaktadır. Deprem döneminde ben de her Türk Vatandaşı gibi yardımda bulunmak istedim. O sırada Babala TV'nin canlı yayınını gördüğümde kendim yayına katılmak amacıyla yayının yapıldığı ofise gittim. Buraya gitmem konusunda herhangi birinin çağrısı veya yönlendirmesi olmadı. Oradaki beyanlarımız ve sonrasındaki süreçte şahsi sosyal medya hesaplarımdan yaptığım paylaşımlar tamamen depremden zarar görmüş insanlara yardımcı olmak kastıylaydı" dedi.

'AHBAP'A 120 BİN LİRA BAĞIŞ YAPTIM'

Kaya ifadesinin devamında, "O dönemde hamile olduğum için çok duygusaldım zaten çok kısa bir süre sonra doğum yaptım ve sonraki süreçte bu tür etkinlik veya bir yayına katılımım söz konusu olmadı. Depremde birçok hamile kadın veya çocuk da etkilendiği için özellikle kendimi yardım etmek zorunda hissettim. Bu sebeple elimden geldiğince yardımlarda bulundum. Ahbap'a 120 bin lira bağış bende yaptım. Yaptığımız bağışların bu şekilde Haluk Levent tarafından suistimal edilmesi sebebiyle ben de mağdurum. Güvenimizin bu şekilde zedelenmesi nedeniyle çok üzgünüm. Yaptığım bağışın nereye gittiğini öğrenmek istiyorum. Bu yönde ben de şikayet hakkımı gerekli olursa kullanacağım" dedi.

‘BAĞIŞLARIMIZIN KUMARDA HARCANMASI ALÇAKÇA BİR HAREKETTİR’

Kaya, "Bu süreçte sadece Ahbap ve Babala TV'ye yönelik paylaşımlarım olmadı. Göçük altında kalan veya acil yardıma ihtiyacı olan insanların çağrılarına ilişkin de AFAD'ı etiketleyerek yine aynı şekilde sosyal medya hesaplarımdan paylaşımlarım oldu. Ahbap Derneği'nin o süreçte kullanacağı çadırları Kızılay'dan temin etmesi veya çeşitli kamu görevlilerinden destek içeren açıklamalar paylaşması bizde de o dönem bir güven duygusu oluşturmuştu ama geldiğimiz noktada bu duygumuzun ve bizim kamuoyu nezdinde bilinirliğimizin kullanılarak insanlardan bağış toplanmaya çalışılmasını topluma yapılan bir kötülük olarak değerlendiriyorum. Basından öğrendiğim kadarıyla savunmasında dayandığı hususları korkunç bir şey olarak buluyorum. Hiçbir geçerliliği bulunmamaktadır. Benim de aralarında bulunduğum binlerce insanın iyi duygularının suistimal ederek yaptığımız bağışları bahis ve kumarda harcaması alçakça bir harekettir" dedi.

‘HALUK LEVENT’E ÇOK GÜVENMEZDİM’

Fatih Altaylı da ifadesinde, “Haluk Levent’i ilk olarak 2021 yılında yapmış olduğum bir programda tanıdım. Daha önce mesleğim itibariyle tabi ki kendisini bilirdim. Ama kendisinin bende olumsuz bir intibası bulunmaktaydı. Çünkü kendisini kumarbaz, dolandırıcılıktan hapse girmiş bir adam olarak bilirdim. Kendisine de çok güvenmezdim. 2017 yılında Ahbap isimli bir dernek kurdu. Bu dernekle ben para topladığını bilmiyordum. Bu dernek vasıtasıyla hayırseverleri ihtiyaç sahipleri ile buluşturup bu insanlara da konser, etkinlik vb. gibi programlar düzenliyor olarak biliyordum” dedi.

‘AHBAP DERNEĞİ'NİN DENETLENMESİ GEREKTİĞİNİ SAVUNDUM'

Altaylı, “2020 yılında ülke genelinde gerçekleşen orman yangınlarında Ahbap’ın ve Haluk Levent’in büyük çabaları oldu. Bu durum hem benim nazarımda hem de kamuoyunda Ahbap derneğine bir sempati oluşturdu. Toplum nazarında güven kazandı. En son 6 Şubat depremlerinde bu dernek vasıtasıyla yardımlar yapmaya başladı. Ancak benim bu dönemde de Haluk Levent ile ilgili şahsen soru işaretlerim devam etmekteydi. Kamuoyunda ve şahsen benim nazarımda hem orman yangınlarında yapmış olduğu çalışmalar hem de depremin yaşandığı ilk andan itibaren yaptıkları ile bu kişiler hakkında bir güven ortamı oluştu. Bu güven ortamı ile birlikte benim de Ahbap ile ilgili olumlu yönde söylemlerim olmuş olabilir. Ama bununla birlikte ben kesinlikle bu adamın geçmişinde kumar, mali suçlar gibi yüz kızartıcı olaylar bulunması sebebiyle bu derneğin kesinlikle çok iyi denetlenmesi gerektiğini savundum" diye konuştu.

‘AHBAP DERNEĞİ'NE YARDIMIM SÖZ KONUSU DEĞİLDİR’

Altaylı, "6 Şubat depremleri zamanı Habertürk’te çalışıyordum. Bir programda Kızılay’ın yada AFAD’ın karalanmaya çalışılması sırasında AFAD’ı ve Kızılay’ı savunup bu tür söylemlerin manasız olduğunu söylemişimdir. Benim Ahbap derneğine veyahut Haluk Levent’e maddi olarak herhangi bir yardımım söz konusu değildir. Kendisine para göndermedim. Ahbap derneğinin topladığı paraları da daha sonra bu yardımların ilgililerine ulaşıp ulaşmadığı konusunda açıkçası araştırma yapamadım. Elimde o dönem bu denetlemeyi yapabilecek yetki ve kabiliyet bulunmamaktaydı. Daha sonra yaşanan süreçte Haluk Levent’in huyundan vazgeçmediğini hep beraber görmüş olduk. Ben o süreçte her insan ikinci bir şansı hak eder ve insanların yardımına koşan herkesi destekleme düşüncesi ile bu yayınları yaptım ve tweetleri attım. Ancak şuan görüyorum ki hak etmediği bir destek vermişim. Gelinen aşamada Haluk Levent ve Ahbap derneğinin asla hak etmediği bir desteği vermiş olmaktan üzüntü hatta pişmanlık duyuyorum” ifadelerini kullandı.

Fatih Altaylı, ifade işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeden ayrıldı.

RUŞEN ÇAKIR: AHBAP DERNEĞİ’NE YARDIMDA BULUNDUM

Ruşen Çakır ifadesinde, “Haluk Levent'i şahsen tanımam. Sadece kendisini sanatçı olması sebebiyle bir vatandaş olarak bilirim. Soruşturma içeriğinde bulunan haber doğrudur bana aittir. Bu yapmış olduğum haber tamamen o dönem depremin oluşturduğu üzüntü sebebiyle ve deprem bölgesinde bulunan yine meslektaşlarımızın bizlere yansıtmış olduğu durumlarla ilgili olarak Ahbap Derneği’nin depremzedelere ciddi yardımlarda bulunduğunu söylemeleri sebebiyle bu şekilde haberini yaptım. Herhangi bir şekilde para toplanmasına yardımcı olmadım. Şahsım olarak ve ailem tarafından da Ahbap Derneği’ne çok cüzi miktarda deprem bölgesine gönderilmek üzere yardımda bulundum. Haluk Levent'i tanımam. Hiç bir şekilde bir araya gelmedim. Haluk Levent'in başka yapmış olduğu herhangi bir organizasyonda da yer almadım" dedi.

‘KAZANÇ SAĞLAMA HUSUSUNU KABUL ETMİYORUM’

Çakır, “O dönem deprem bölgesinde bulunan meslektaşlarımızın bilgi vermesi, Kızılay, AFAD gibi kuruluşların yetersiz kaldığını, Ahbap Derneği’nin ise fonksiyonel olarak çok yeterli bir şekilde yardım görevini yerine getirdiğini söylemeleri sebebiyle yapmış olduğum bir haberdir. Yukarıda da belirttiğim gibi tamamen bir durum değerlendirmesidir. Herhangi bir sorumluluk hissetmiyorum. Ben 41 yıldır gazetecilik mesleğini icra etmekteyim. Toplumun büyük bir kesimi uzun yıllardır yazılarımı okurlar, haberlerimi değerlendirirler. Bu dernek sayesinde artan bir popülerliğim söz konusu değildir. Zaten tanınan bir kişiyim. Yöneltilen kazanç sağlama hususunu kesinlikle kabul etmiyorum. Ülke deprem gibi bir afetten geçmişti. Burada kazanç değil, insanların zor durumları akılda kalmaktadır. Herhangi bir kazanç sağlamam olmamıştır" dedi.

‘DEVLET KURUMLARINI AŞAĞILAMADIM’

Çakır, “Ben kesinlikle devletin hiçbir kurumunu aşağılamadım. Deprem bölgesinde bulunan meslektaşlarımızın bize vermiş olduğu bilgiler doğrultusunda Ahbap Derneği’nin yardım konusunda iyi olduğunu yazdım. Kimseyi devletimize ya da devletin kurumlarına güvenmeyin şeklinde telkinde bulunmadım. Bu yapılan haber bir yönlendirme değil, bir durum değerlendirmesidir. Bu derneğe ilişkin yapmış olduğum haber tamamen oradaki insanların içerisinde bulunduğu zor durumdan bir önce kurtulmasını sağlamaktır. Bana bu derneğin maddi manevi zerre katkısı olmamıştır” dedi.

‘DERNEKLE UZAKTAN YAKINDAN İLİŞKİM YOKTUR’

Çakır, “Benim yukarıda beyanda da belirttiğim gibi deprem bölgesine gitmediğim doğrudur. Fakat orada bulunan arkadaşlarımızdan sürekli olarak bilgi aldım. Benim Haluk Levent ve bu dernekle uzaktan yakından bir ilişkim yoktur. 6 Şubat depremi ülkece ve milletimiz olarak tüm bireyleri zorluk içerisine düşüren bir durumdur. Burada insanlık adına yapmış olduğumuz her şey tamamen deprem bölgesinde mağduriyet yaşayan insanların bir nebze de olsa onlara faydalı olma anlayışıdır. Bu soruşturmalar neticesinde söz konusu Ahbap Derneği’nin mağdur insanlara yardım niteliğinde dağıtılması gereken paraların şahsi sebepler ile kullanıldığının öğrenmiş oldum. Bir derneğin bu şekilde hareket etmesi gerçekten çok üzücü. Bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak da beni üzmüştür. Bende bu derneğe yardımda bulundum. Umarım bir an önce suçlu olan kişiler cezalandırılır” dedi. (DHA)

'HALUK LEVENT İLE HERHANGİ BİR ŞAHSİ TANIŞIKLIĞIM YOKTUR'

Özlem Gürses ifadesinde, "Benim Haluk Levent ile herhangi bir şahsi tanışıklığım yoktur. Deprem öncesinde kendisi ile ilgili röportaj, özel haber dahil hiçbir çalışmam olmadı. Yalnızca depremin 3'üncü yıldönümünde Hatay'dan direkt bağlantı ile canlı yayına konuk almıştık. Bu yayında kendisi ofis sandalyesinde lakayit bir tavır ile depremzedelerden bahsediyordu. Kendisinin deprem acılarını yaşayan insanların yanındaki hal ve hareketlerini yanlış bulduğumu rejideki arkadaşlarıma iletmiştim. Bu yayın deprem bölgesinde geçen zaman içerisindeki durumu değerlendirdiğimiz ve vaatleri sorguladığımız bir içerikteydi. Bu yayında müteahhiti kaçan projelerde mağdur olan 2 depremzede avukatı konuk alıp durumun vahametini anlatmıştım. Buradan da deprem sonrası verilen sözlerin peşinde olduğumu görebilirsiniz. Bu yayına ilişkin dökümü avukatım sunmaya hazırdır" dedi.

'YOĞUN BAĞIŞ ALDIĞINI DÜŞÜNDÜĞÜM AHBAP'IN DENETLENMESİ ÇAĞRISINI YAPTIM'

Gürses, "Benim Ahbap ve Babala'ya dair tüm çağrılarım şeffaf şekilde denetlenmeleri içindir. Hiçbir zaman yayınlarına katılıp kendileri için yardım istemedim. Eğer ben ve benim gibi diğer toplumun önünde bulunan kişilerin itibarını kullanarak bağış toplandı ise buna ilişkin tespitlerin ortaya çıkması ile bizzat şikayetçi olacağım. Çünkü iletişim ve koordinasyonsuzluk nedeniyle ortaya çıkan ihtiyacın kötü niyetli olarak kullanılması en hafif tabirle vicdansızlıktır. Yoğun bağış aldığını düşündüğüm Ahbap'ın denetlenmesi çağrısını yaptım. Tweetlerimde yalnızca Ahbap ve Babala' yı düzeltmeye çalışıp ön plana çıkardığım yönündeki tespitlere katılmıyorum. Ben Afad'a, Kızılay'a ve diğer sivil toplum kuruluşlarına eşit mesafedeydim. Herhangi birine yönelik ilave çağrım olmadı. Devlet ve hükümet ayrımını bilirim. Devlet kurumlarına her zaman saygı duyar, işlerini yapmaları için gerekli desteği sağlarım" dedi.

'DEPREM SÜRECİNDE ÖRGÜTSEL YAPI KURULDU İSE BEN BUNUN FARKINDA DEĞİLDİM'

Gürses, "Eğer deprem sürecinde örgütsel yapı kuruldu ise ve yardım etmeyenlere linç furyası başlatıldı ise ben bunun farkında değildim. Yine Ahbap ve Babala'nın rakibi kurumundaki sivil toplum kuruluşlarına çağrı yapanlar karalanıyor ise bunu da fark etmedim. Ben tamamen şeffaflığa olan inancım nedeni ile çağrı yaptım. Bu denli büyük bir travma içerisinde iken bunu düşündülerse yazıklar olsun. Türk yargısı geçen 3 sene içerisinde durumu somut olarak belirleyecek verilere sahiptir. Haluk Levent sürekli kamu görevlileriyle ve sahada fotoğraflar vererek insanların kafalarını karıştırdı. Ben özür dilemeyi gerektirecek bir şey yapmadım. Söyleyeceklerim bunlardan ibarettir" dedi.

Özlem Gürses, ifade işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeden ayrıldı. (DHA)

Haber İçi Banner