Bakan Şimşek: Milli gelir 1,6 trilyon doları aştı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), bu yılın ilk çeyreğine (ocak-mart dönemi) ilişkin Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) sonuçlarını açıkladı. Buna göre, GSYH 2026 yılı birinci çeyrek ilk tahmini, zincirlenmiş hacim endeksi olarak geçen yılın aynı çeyreğine göre yüzde 2,5 arttı. Böylece Türkiye ekonomisi art arda 23 çeyrektir büyüdü.
Konuyla ilgili Bakan Şimşek'in açıklaması şöyle:2026 yılının ilk çeyreğinde Türkiye ekonomisi, küresel belirsizliklerin de etkisiyle yıllık yüzde 2,5, çeyreklik yüzde 0,1 ile ılımlı büyüdü. Ekonomimiz, karşı karşıya kaldığı çoklu şoklara rağmen büyümesini 23 çeyrektir kesintisiz sürdürdü. Milli gelir yıllıklandırılmış olarak 1,6 trilyon doları aştı.
İlk çeyrekte sanayi katma değeri küresel konjonktür ve takvim etkisiyle daraldı. Geçtiğimiz yıl don ve kuraklık nedeniyle önemli ölçüde düşen tarım katma değeri ilk çeyrekte yıllık yüzde 4,6 artış gösterdi. Tarım sektörünün 2026’da büyümeyi desteklemesini bekliyoruz. Küresel belirsizlikler ve ticaret ortaklarımızdaki zayıf görünüm ile net dış talep büyümeyi sınırladı. Tüketim ilk çeyrekte yıllık yüzde 4,8, yatırımlar yüzde 3 arttı.
Küresel talep görünümü ve yüksek emtia fiyatları nedeniyle ilk çeyrekte yıllık cari açık 39,7 milyar dolar, milli gelire oranla yüzde 2,4 oldu. Artan enerji maliyetleri dezenflasyon sürecinde geçici bir yavaşlamaya yol açsa da enflasyonla mücadeledeki kararlı duruşumuz sürmekte, fiyat istikrarını kalıcı şekilde sağlamak temel önceliğimiz olmaya devam etmektedir.
Yakın coğrafyamızdaki savaşın kısa vadeli etkilerinin görüldüğü bir dönemden geçiyoruz. Bu etkileri sınırlamak ve reel sektörümüzü desteklemek amacıyla gerekli adımları atarken bütçede disiplinli duruşumuzu koruyoruz. Nitekim yılın ilk dört ayında faiz dışı bütçe dengesi, geçen yılın aynı dönemine göre 536 milyar TL iyileşerek 375 milyar TL fazla verdi.
Üretim ve ticaret dinamiklerinde yaşanan küresel dönüşüm; stratejik konumu, güçlü üretim ve ihracat altyapısı sayesinde ülkemize orta vadede önemli fırsatlar sunuyor. Bu fırsatları en iyi şekilde değerlendirmek amacıyla, Türkiye’yi üretim üssü ve uluslararası firmalar için bölgesel bir merkez haline getirecek düzenlemeler hazırlıyoruz.
Makroekonomik istikrarı güçlendirerek dayanıklılığımızı pekiştirecek; yüksek katma değerli üretim ve ihracatla sürdürülebilir yüksek büyümeyi sağlayacak ve vatandaşlarımızın refah seviyesini kalıcı olarak artıracak politikalarımızı uygulamaya devam edeceğiz.