Barış köprüsü

May 10, 2026 - 07:00
Barış köprüsü

Meltem Güneş Ankara -Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’ın iki ülkenin sınırındaki Ani Köprüsü’nün ortak restorasyonuna ilişkin mutabakat zaptını imzalamasıyla Türkiye-Ermenistan arasında yapıcı bir adım daha atıldı. Ani Ören Yeri Kazı Başkanı Doç. Dr. Muhammet Arslan da Ani Köprüsü’nü Milliyet’e anlattı. Arslan, Ani’nin Kars’ın 45 km doğusunda, Türkiye-Ermenistan sınırının sıfır noktasında, iki ülkeyi ayıran Arpaçay’ın kenarında kurulduğunu söyleyerek, “5 bin yıllık şehir Ani, 2016’dan beri UNESCO’nun Dünya Mirası Listesi’nde olan arkeolojik bir alan. Orta Çağ’da Ermeni Bagratlı Hanedanlığı ile kuruluşunu gerçekleştirmiş. Selçuklu Türkleri ile yükseliş dönemini yaşamış, Gürcü Krallığı yönetiminde çöküş dönemine başlamış. Ani, 16 Ağustos 1064’te Sultan Alparslan’ın fethiyle Türklerin Anadolu’ya giriş kapısı oldu” dedi.

İlginizi Çekebilir

İpek Yolu’nun kalbi

Arslan, Ani Köprüsü’nün İpek Yolu’nun kalbi olduğunu da şöyle anlattı: “Burası İpek Yolu’nun en önemli güzergâhlarından birisi. Orta Çağ’daki zengin ticaretin can damarlarından birisi. Selçuklular döneminde Ani 100 binlere ulaşan bir nüfusa erişiyor. O dönem İstanbul’un dörtte biri oranında bir nüfusa sahip. Bunu sağlayan şey ticaret. Orta Asya’da üretilen bir ürün, ticari bir mal Ani’den Anadolu’ya girmiş, İstanbul’a gitmiş oluyor. İstanbul’a giden ürün Avrupa’ya da gitmiş oluyor. İşte o muazzam ticari örüntünün başlangıç noktası Ani’deki bu köprü.”

Mühendislik başarısı

Arslan, yüzyıllardır savaşlar ve depremlere rağmen eşsiz mirasıyla Ani’nin hâlâ muazzam bir tarih, kültür ve sanat şehri olduğunu, üstün evrensel nitelikleri ve farklı medeniyetlere ait mimari kalıntılarıyla dünya tarihi açısından önemli bir arkeolojik alan olduğunu vurguladı: “Farklı medeniyetlere ait birçok mimari kalıntıyı Ani’de görmek mümkün. Bir ayağı ülkemizde diğer ayağı Ermenistan sınırlarında kalan bu tarihi köprünün günümüze sadece ayakları ulaşabilmiş. 30 metre açıklığı tek kemerle geçebilmek Orta Çağ için bir mimarlık ve mühendislik başarısıdır.”

‘Turizme katkı sağlayacak’

Türkiye ile Ermenistan’ın ortak restorasyon protokolünün dünya mirasının korunması açısından çok kıymetli olduğunu vurgulayan Arslan, “Önemli bir aşama tamamlandı. Tarihi bir adımın başlangıç noktası. Bundan sonraki süreç, uzun bir süreç. Dünyadaki restorasyon ilkeleri dahilinde aslına sadık kalınarak yapılacak. Köprü ve çevresinde bir arkeolojik kazı çalışması da gerekiyor. 2026 yılı kazı sezonumuza bunu dahil ettik. Bizim taraftaki ayağın çevresinde biz kazımızı yapacağız. Köprünün yeniden ihyası, bölge turizmine de önemli katkı sunacak” dedi.