Bir gece boğazında bekledi! Doktorları şaşkına çeviren vaka

İstanbul'da yaşayan 63 yaşındaki M. S., iddiaya göre 21 Haziran günü, takma dişleri ağzında olmadığı sırada et yerken fark etmeden kemiği de yuttu. Bir süre sonra yutma güçlüğü hissedince ailesiyle hastaneye gitti. Tıbbi görüntülemeler ve işlemlerde adamın kemik yuttuğu ve operasyon gerekliliği ortaya çıkınca aileye bilgi verildi. Sonrasında Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Hasan Bektaş ve ekibi hastayı ameliyata aldı.
Çıkartılan kemik herkesi şok etti.
23 Haziran günü gerçekleştirilen operasyonla çıkarılan kemik ise herkesi şok etti. Kemiğin uzunluğu 4, eni ise yaklaşık 3 santim olarak ölçüldü. 63 yaşındaki adam rahat bir nefes alırken tedbiren bir süre takip edilmesinin ardından taburcu edildi. Prof. Dr. Bektaş, hastasının yaşadığı süreç ve operasyona ilişkin bilgi verdi, vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu.

"O ANLIK DİŞLER YOKMUŞ, 1 GECE BEKLEMİŞ"
Zaman zaman bu tarz vakalarla karşılaştıklarını aktaran Prof. Dr. Hasan Bektaş, "63 yaşında erkek hasta, bir gün önce kemikleri ayıklanmış, yumuşak eti yemeye kalkışmış. Hastanın dişleri takma, o anlık dişler yokmuş, boğazında takılma hissedince 1 gece beklemiş. Ertesi gün polikliniğimize gelmiş. Hastaya endoskopi yapılmış. Yemek borusunun üst darlığından ileri geçilememiş, o bölgede yan duran bir kemik parçası. Bu işlemi, gastroenterolog İsa Sevindir arkadaşım yapıyordu, beni de çağırdı, baktım. Kemiği tutup çekmeye çalıştık, gelmedi. İtmeye çalıştık, kemik geçmedi, hastanın ailesiyle konuştuk. Hastayı ertesi gün ameliyat etmeye karar verdik. Hastayı uyuttuk, sonrasında yine endoskopla baktık, bu arada kemik kaymış olabilir diye ama baktık; aynı yerde" dedi.
"KEMİK 4'E 3 SANTİMDİ, İLGİNÇTİR HANIMI KEMİĞİ İSTİYORDU"
Operasyona ilişkin konuşan Bektaş, "Kemiği çıkardık ve ilginçtir hanımı kemiği istiyordu. 4'e 3 santimdi. 4'üncü gün hastayı şifayla taburcu ettik. Yemek borusunun 3 tane darlığı var; üst, orta ve alt darlık. Üst darlık; en dar olan yer, kemik bu üst darlığa takılmıştı. Nefes borusuyla bir ilgisi yoktu ama yemek borusunun üst kısmında tiroid bezinin komşuluğunda ve oraya takılıp kalmıştı" şeklinde konuştu.
"ŞANSLI, KEMİĞİN KENARLARI BIÇAK GİBİ KESKİN DEĞİL VE DELMEMİŞ"
Kemiğin uzun süre kalmasının tehlikeli durumlar oluşturabileceğine dikkat çeken Bektaş, "Daha uzun süre kalırsa kemik yemek borusunu delip mediastinit(göğüs boşluğunun merkezi bölmesi olan mediastinumun iltihaplanmasını içeren ciddi bir tıbbi durum) yapar. Çok tehlikelidir, kısa sürede hastayı ölüme götürür. Hastamız şanslı, kemiğin kenarları bıçak gibi keskin değil ve delmemişti. Et, tavuk, bütün bunları küçük küçük parçalar ve iyice kontrol ederek yemeli. Daha önce en az 4 tane yemek borusuna takılmış tavuk kemiği parçası çıkardım. Bu hastalardan birini de çok geç geldiği için mediastinitten kaybettik. Kemik parçaları, büyük balık kılçıkları, yabancı cisimler, diş köprüleri bazen de bir hastamız yine kurban bayramında et yemiş ama çiğneyemediği için yemek borusunda takılmıştı. 2 gün sonra geldi, eti çıkardık. Bu hastada da kemik takıldığını bilmiyorlar, ‘Yutma güçlüğümüz var' diye geldi. Önce film çektirdik, kemik ayna gibi ortada, kendilerine söylediğimizde eşi zaten hemen anladı. Kişilerin ağzına aldığı şeyleri iyi çiğnemesi ve mümkünse küçük küçük parçalar halinde tüketmesi, bir takılma hissi olduğunda hemen bir hekime, endoskopi ünitesi olan kurumlara başvururlarsa çok daha iyi olur" ifadelerini kullandı.