Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Millî Güvenlik Konferansları kapsamında sunum yaptı

Haz 16, 2026 - 18:46
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Millî Güvenlik Konferansları kapsamında sunum yaptı

MİLLİYET ANKARA- Konferans kapsamında yaptığı sunumda Yılmaz, "2003-2025 dönemi Türkiye ve Dünya ekonomisindeki gelişmeler, doğum oranları, turizm, eğitim, sağlık, aile ve sosyal hizmetler, gençlik ve spor, nüfus oranları, ulaştırma ve habercilik, tarım ve ormancılık, sanayii ve teknoloji, savunma ve enerji, temel hak ve özgürlükler, orta vadeli program, yapısal reform, bölgesel işbirlikleri, Terörsüz Türkiye, kamu yönetim sisteminin etkinleştirilmesi ve Türkiye Yüzyılı hedefleri" başlıklarını ele aldı.

Dünyanın bir geçiş sürecinden geçtiğine işaret eden Yılmaz, "Bu dönemler en tehlikeli zamanlar. Bu dönemlerde yapılan hataların bedeli diğer dönemlere göre daha ağır oluyor ama bu dönemler aynı zamanda doğru konumlanan iyi stratejiler izleyen ülkeler için bir fırsat. Bu dönemde doğru yapanlar da diğer dönemlerde başaramadıkları kadar hızlı ilerleme kaydediyorlar. Bu dönemde istikrarını koruyan, öngörülebilir politikalar üreten, doğru bir çerçevede hareket eden ülkeler kendilerini pozitif ayrıştırmış olurlar." diye konuştu.

Yılmaz, bütün toplumu kapsayan, insan odaklı bir kalkınma anlayışıyla hareket ettiklerinin altını çizerek, izledikleri politikalarda ve çeşitli istatistiklerde bunun yansımalarını gördüklerini söyledi.



Nüfus artış hızındaki düşüşün tehlikelere dikkati çeken Yılmaz, sunumunda bunu önlemeye yönelik hükümetin politika ve çalışmaları anlattı.

Yılmaz, savunma sanayinin güvenliğin yanı sıra, ekonomik kalkınma ve sosyal refahla ilgili ilişki olduğunu dile getirerek, "Savunma sanayide nitelikli istihdam, katma değer, ihracat üretiyorsunuz. Ayrıca burada elde ettiğiniz yetkinlikleri, teknolojik gelişmeleri sivil endüstrilere yayarak ekonominin topyekun teknolojik seviyesini yükseltmiş oluyorsunuz." ifadelerini kullandı.

Temel hak ve özgürlüklerde son 23 yılda elde edilen kazanımlara değinen Yılmaz, "Bir devlet ve millet aynı yöne bakmıyorsa o ülkenin kalkınması mümkün değildir. Milletiyle aynı yöne bakmayan devletler kendi içinde enerjisini yok eder. Devletin temel bakışı, milletin değerleriyle örtüşmek durumundadır. Ana çerçevede devletin temel bakışıyla, değerleriyle medeniyet birikimiyle milletinki örtüşecek ki o ülke başarılı olsun. Aksi takdirde milletle devlet kavga ediyor gibi bir görüntü ortaya çıkar. Bu da bir ülkenin ayağına vurulabilecek en büyük prangadır bana göre." değerlendirmesini yaptı.

Yılmaz, makroekonomik ve finansal istikrarın kalıcı hale getirilmesi, araştırma geliştirme ve yenilikçiliğin artırılması, yeşil ve dijital dönüşüm odaklı teknolojik gelişimin desteklenmesi, beşeri sermayenin nitelik ve beceri düzeyinin güçlendirilmesi ve işgücü verimliliğinin artırılması, işgücü piyasasının etkinliğinin, işgücüne katılımın ve istihdam kapasitesinin yükseltilmesi, yatırım ve iş yapma ortamının iyileştirilmesi ve öngörülebilirliğin güçlendirilmesi, kamu mali çerçevesinin güçlendirilmesi ve kayıt dışı ekonominin azaltılması başlıklarının hükümetin ekonomideki öncelikleri olduğunu paylaştı.

Yılmaz, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne (AB) tam üyelik hedefinin stratejik bir öncelik olduğunu hatırlatarak, Türkiye'nin Avrupa ile pozitif bir gündem oluşturma yönünde gayret ettiklerini, Avrupa'nın da hem güvenlik açısından hem rekabet açısından Türkiye'ye olan ihtiyacı daha belirgin hale geldiğini kaydetti.

Türk Devletleri Teşkilatı'nın güçlenmesinden memnuniyet duyduklarını dile getiren Yılmaz, Orta Koridor, Kalkınma Yolu, Hicaz Demir Yolu'nun, AB ile ekonomik entegrasyonun yanı sıra tedarik zincirlerinin çeşitlendirilmesi ve güvenliğin artırılması açısından daha önemli hale geleceğini hatırlattı.

"Terörsüz Türkiye" sürecine değinen Yılmaz, terörün doğrudan ve dolaylı maliyetinin 2 trilyon doların üzerinde olduğunu aktararak, "Terörsüz Türkiye" ile ülkenin orta ve uzun vadede sosyal ve ekonomik açıdan kalkınacağını ifade etti.

MGK Genel Sekreteri Vali Okay Memiş de yaptığı konuşmada, “ Uluslararası güvenlik ortamını sarsan savaşlar, çatışmalar ve krizler; Dünyanın, kendisine has ve öngörülmesi zor dinamiklerin hâkim olacağı yeni bir istikrarsızlık dönemine girdiğine işaret etmektedir. Yaklaşık bir asırdır sessizliği koruyan fay hatlarının harekete geçtiği bu dönemde; medeniyetler, milletler ve devletler arasındaki hak ve menfaat mücadelesinin her zamankinden daha çetin olacağı izahtan varestedir. Jeopolitik zeminin mütemadiyen sarsıldığı bu ortamda; millî güvenliğimize ilişkin meselelere çözüm ararken; tespit, analiz, muhakeme, karar ve icra için kullanabileceğimiz süreler süratle azalmakta, hatalı kararların maliyeti ise artmaktadır. Bununla birlikte; Sayın Cumhurbaşkanımızın riyasetinde ve Devlet Büyüklerimizin engin tecrübesinden istifadeyle, her türlü meseleye en uygun çözümleri üretebilecek kadrolara sahibiz. Bu kadroların millî güvenlik meselelerine ilişkin birikimlerinin daha da artırılması ve iş birliği zeminlerinin genişletilmesi için yeni yöntemler üzerine çalışmayı sürdüreceğiz. Millî Güvenlik Konferansları süresince; millî güvenlik siyaseti yaklaşımımız çerçevesinde; milletimizin geleceğine ve devletimizin bekasına ilişkin pek çok meseleyi geniş bir yelpazede mercek altına alarak; durumsal farkındalığımızı artıracak, bilgi birikimimizi güçlendirecek ve gelecek projeksiyonları yapacağız.”dedi.

Programın sonunda Vali Okay Memiş tarafından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a günün anısına hediye takdim edildi.

22 hafta boyunca MGK Genel Sekreterliğinde, üst düzey yöneticilerin katılımıyla gerçekleştirilen programda; askerî doktrinlerden dış politikaya; tabii afetlerden demografiye kadar pek çok konu ele alınacak. Dünyada ve yakın coğrafyamızda yaşanan gelişmelerin yanı sıra çeşitlenen risk ve tehditlerin ele alınacağı oturumlarda; devletin tüm faaliyetlerinde millî güvenlik mefhumuna ilişkin farkındalığın artırılması hedefleniyor.

Açılışı Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Erdoğan’ınkatılımıyla gerçekleştirilen Millî Güvenlik Konferansları'na, kamu kurum ve kuruluşlarında kurum başkanı, genel müdür, genel müdür yardımcısı ve daire başkanı seviyesinde görev yapan 200’den fazla üst düzey yöneticinin katılması bekleniyor.