Enerjideki kriz ABD’ye yaradı

İSMAİL ŞAHİN - Küresel enerji piyasaları, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı savaşla tarihin en büyük yapısal dönüşümlerinden birine tanıklık ediyor. Ukrayna-Rusya savaşıyla başlayan, Venezuela müdahalesiyle derinleşen ve sekiz hafta önce patlak veren İran savaşıyla zirveye ulaşan jeopolitik krizler, enerji akış rotalarının kalıcı olarak değişmesine yol açtı. Bu kaosta en büyük kazananın ise ABD olacağı yorumları yapılıyor.
Körfez’deki petrol ve doğal gaz arzının kesilmesiyle birlikte Asya ve Avrupa’daki enerji devleri, Cheniere Energy gibi ABD’li üreticilerin kapısında kuyruğa girmiş durumda. ABD’de geçen hafta petrol ve kaya gazı üretimi 13.5 milyon varille tarihin en büyük seviyesine yükseldi. ABD’den ham petrol ihracatı geçtiğimiz hafta günlük 5.2 milyon varil ile tüm zamanların rekorunu kırdı. Nisan ayı itibarıyla Avrupa’nın jet yakıtı ihtiyacının üçte birinden fazlası artık ABD rafinerilerinden karşılanıyor. Bu rakam ocak ayına göre iki katlık bir artışa denk. Petrol fiyatlarının artmasıyla kârlı hale gelen kaya gazı ise Avrupa’nın imdadına yetişti. Nisan ayında ABD limanlarına yükleme için yanaşan süper tanker sayısı 65’i aşarak savaş öncesi dönemi üçe katladı. ABD; Avustralya ve Katar’ı geride bırakarak dünyanın 1 numaralı LNG ihracatçısı konumunu pekiştirdi.
Rystad Energy verilerine göre, yüksek fiyatlar ABD’li petrol devlerinin nakit akışını bu yıl tam 63 milyar dolar artırabilir.
Hürmüz ve Asya rotası
Hürmüz Boğazı’nın bir buçuk aydan beri kapalı kalması ve ABD ile İran arasındaki barış görüşmelerindeki belirsizlikler Asya pazarını radikal bir karar almaya zorladı. Daha önce ihtiyacının dörtte birini Körfez’den karşılayan bölge, rotayı Pasifik üzerinden ABD’ye çevirdi.
Yatırımcılar, 20 yıllık uzun vadeli kontratlarda “teslimat güvenliğini” her şeyin önüne koyuyor. Bu durum, ABD gazını sadece bir emtia değil, “jeopolitik bir sigorta poliçesi” haline getiriyor. AB üye ülkeleri, 2028-29 dönemine kadar ABD’den toplam 750 milyar dolarlık enerji alımı yapmayı taahhüt etti.
Ters tepebilir mi?
Yeni gelişmeler riskleri de barındırıyor. ABD’de galon başına 4 doları aşan benzin fiyatları, kasım ayındaki ara seçimler öncesinde Cumhuriyetçiler için kırılgan bir zemin yaratıyor. Trump yönetimi, enerji regülasyonlarını gevşeterek üretimi artırmaya çalışsa da hayat pahalılığının önüne geçemiyor.