Gülistan Doku dosyası: İtiraflar ve delil karartma şüphesi… Kilit isim firari Umut Altaş

Nis 16, 2026 - 06:52
Gülistan Doku dosyası: İtiraflar ve delil karartma şüphesi… Kilit isim firari Umut Altaş

HABER MERKEZİ -Tunceli’de 6 yıldır kayıp olan Gülistan Doku’ya ilişkin cinayet soruşturması ortaya çıkan yeni bilgilerle genişliyor. Soruşturmada gözaltına alınan 13 şüphelinin jandarmadaki ifade işlemleri sürüyor. Doku’nun 5 Ocak 2020’den bu yana kayıp olmasıyla ilgili yürütülen soruşturmada, abla Aygül Doku dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in yakın arkadaşı olduğu öne sürülen Umut Altaş ve diğer şüphelilerle ile ilgili çarpıcı iddialarda bulundu. Doku, baba Sonel ismini Altaş ailesinden öğrendiklerini ifade ederek, “Altaş ailesinden bu cinayeti öğrendik. Umut beni o süreçte 2-3 kere arıyor, aslında bu olayı bana anlatmak istiyor ama anlatamıyor. Bir türlü cesaret edemiyor” dedi. Umut Altaş’ın ardından bir not bıraktığını ve notta Gülistan’ın katilinin Mustafa Türkay Sonel olduğunun yazdığını iddia eden Doku, şunları aktardı:

‘Belgeler elimde’

“O nottan sonra biz ‘Altaş ailesi niye bunu söylüyor’ dedik.Valinin oğlunun arkadaşı olduğu herkesin dilindeydi. Biz de bunun üzerine Umut’un ailesinin yanına gittik. Oturur oturmaz bize ‘Allah rahmet eylesin’ dediler. O güne kadar kimse bize bunu söylememişti. Üzerine gittikçe ‘Bizim oğlumuzun tek bir suçu varVali’nin oğlu ile arkadaş olması’ dediler. Hepsi kayıtlı, hepsinin belgesi elimde.

Sonra Umut’u aradım, bu olayın içinde olabilirsin. Belki kazayla karıştın, belki bir şeye şahit oldun. Kardeşimin mezarını bulabilmek için inandığım tüm değerler üzerine yemin ediyorum, senden şikâyetçi olmayacağım, dedim. Umut bana ‘Benim bildiğim çok şey var. Sana yardımcı olacağım’ dedi. Konuşacaktı. ‘Bana 5 dakika ver’ dedi. Telefonu kapattığı anda ailesini aradı. Ailesi susturdu. O konuşma bir daha gerçekleşmedi. Sonrasında babası Celal Altaş beni gece yarısı sürekli aramaya başladı. Olayın oğluna kalacağını biliyordu. Ses kayıtları dahil tüm belgeleri yargıya teslim ettim. Ama Tuncay Sonel o süreci öyle hesaplamış ki bizi köprüye yönlendirip tüm devlet imkânlarını oraya yığmakla kalmadı, arka planda delillerin silinmesine zemin hazırladı. Aynı süreçte Umut’u apar topar Amerika’ya gönderdi.”

‘Tuzak kurdular’

Doku, şöyle devam etti:“Kızımızı kötü bir şeye zorluyorlar, kabul etmediği için ‘Sizi ifşa edeceğim’ dediği için Gülistan’ı öldürüyorlar. Gülistan o gece Zaynal’a gidiyor, anlatıyor. Gülistan’ı bir şeye zorluyorlar. Gülistan böyle bir yolun yolcusu değil, kabul etmiyor. ‘Sizi şikâyet edeceğim’ dediği için ‘Gülistan’dan kurtulalım’ diyorlar. Gülistan’ın kan parasını yiyenler gözaltında olan Celal ve Nurşen Altaş’tır.Tuncay Sonel yargılandığı zaman dosya çözülecek. Zaten bütün ipler onda kopuyor.”

‘10 bin dolar aldım demiş’

Gülistan’ın hastaneye götürülüp götürülmediğine ilişkin kayıtların da incelenmesi gerektiğini söyleyen Aygül Doku, gözaltında olan Gökhan Ertok isimli eski polisin kardeşinin görüntülerini sildiğini itiraf ettiğini öne sürdü. Abla Doku, “Dosyada gizlilik kararı vardı diye söylemiyorduk. 6-7 ay önce Gökhan bize ulaştı. Elimizde belgeleri var. Gökhan bize ‘delillerini silmek karşılığında 10 bin dolar aldım. Gülistan o gün öldürülmedi,görüntüsü bende var. O kaydı bizzat ben sildim’ dedi. Yani emniyet 5 Ocak’ta tutanak tutmuştu ya ‘5 Ocak saat 11.00’de köprüden atladı’ diye. Gülistan Gökhan’ın deyişiyle saat 7’ye kadar zaten yaşıyormuş” diye konuştu. Gönderilen paranın dekontların soruşturma dosyasında olduğunu ifade eden Doku, “Gökhan itirafçı oldu zaten. Gökhan dedi ‘beni yakacaklar. Bir oğlum var, ben sadece bu cezamı yemek istiyorum, bu cinayeti ben işlemedim’ dedi” ifadelerini kullandı.

‘Tuncay Sonel siber çeteye vermiş’

Doku ailesinin avukatı Ali Çimen de Gülistan’a ait sim kartın bir siber çeteye teslim edildiğini belirterek, “Gülistan Doku dosyasında ısrarla bir üst düzey kamu görevlisinin dosyayı örtbas ettiğini belirtmiştik. Bu aşamada üst düzey kamu görevlisinin Tuncay Sonel olduğunu savcılığa belirtmiştik. Dilekçe ile hakkında şikâyetlerimiz söz konusu” dedi. Gülistan’ın ortadan kaybolmasının ardından, en son görüldüğü bölgeden geçerken Plaka Tanıma Sistemi (PTS) kameralarına 4 kez yansımasına rağmen soruşturma dosyasına girmediği öne sürülen görüntülere ilişkin dikkat çeken detaylar da ortaya çıktı. Görüntülerde, soruşturmanın baş şüphelileri dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel ile ABD’de bulunan şüpheli Umut Altaş’ın, 5 Ocak 2020 gecesi PTS kameralarına takılan anları yer aldı.

SIM kartının izi sürüldü

Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu’nun yürüttüğü çalışmalarda, sim kartın ve telefonun IMEI numarasının da izi sürüldü. BTK’den gelen veriler doğrultusunda, sim kartın bir cihaza takılarak uçak modunda bir iş yerinin kablosuz internetine bağlandığı saptandı. IP adresi ve cihazın IMEI numarasından yola çıkan ekipler, telefonun 13 gün sonra, eski polis Gökhan Ertok tarafından kullanıldığını belirledi. Ertok’un HTS kayıtları ve banka dokümanları üzerinde yapılan incelemede dönemin valisi Sonel ve yine gözaltında bulunan eski koruma Şükrü Eroğlu ile görüşme trafiği ve birden fazla para transferi gerçekleştirdiği de tespit edildi. Savcılık, şüphelinin Gülistan’ın sosyal medya hesabına tek kullanımlık şifre alarak giriş yaptığını belirledi. Ertok’un arkadaş listesinden 2 kişiyi sildiği tespit edildi. Şüphelinin 3 saat boyunca veri transferi yaptığı da belirlendi. Gökhan Ertok’un Gülistan’ın sosyal medya hesabına girdiğini, ancak sim kartını bir telefona taktığını hatırlamadığını öne sürdü.

‘Yoğun şüpheler var’

Adalet Bakanı Akın Gürlek, AK Parti Grup Toplantısı öncesinde gazetecilerin sorularını yanıtladı. Gürlek, 2020'den beri süren Gülistan Doku soruşturmasında "gözaltılar ve gerçekleşilen son adımların talimatını verdiği" iddiasını yalanladı ve şöyle konuştu:

"Bizim talimatımızla değil. 2020'de işlenmiş, vicdanları tatmin etmeyen bir olaydı, faili meçhule alınmıştı. Başsavcımız bana geldi, takdir hakkımız yok, başsavcılık yürütüyor. Başsavcımız delilleri topladığını söyledi. Yoğun şüpheler var. Bir kız çocuğunun öldürülüp öldürülmediği de belli değil. Başsavcımız çok ince çalıştı, gerekenler yapıldı. Kamu vicdanını yaralayan bir davranıştı. Şu anda soruşturma devam ediyor, gözaltında kişiler var. Muhtemelen deliller toplanma aşamasında. Bizim Adalet Bakanlığı olarak soruşturmaya müdahale etme veya talimat verme yetkimiz yok. Bu soruşturmanın üzerine gidilmesi çok önemli. Şahıslar önemli değildir, suç var mıdır, yok mudur, şüpheli var mıdır yok mudur, görevi önemli değildir. Savcılar buna bakmaz zaten."