Gülistan Doku dosyasında şifreyi çözecek kişi! Bakan Gürlek: En yakın görgü tanığı Umut Altaş, iadesini bekliyoruz

Katıldığı televizyon programında açıklamalarda bulunan Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Umut Altaş yakında iade edilecek, iadesini bekliyoruz, bence Umut Altaş bu olayın en yakın görgü tanığı" ifadelerini kullandı.
Bakan Gürlek açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
GÜLİSTAN DOKU DAVASI: ALTAŞ'IN İADESİNİ İSTEDİK
Toplumda hassasiyet oluşturan durumlar var. Gülistan Doku, Rabia Naz gibi toplumu rahatsız eden olaylar var. Faili meçhul cinayetleri araştıran bir daire başkanlığı kurduk. Hassas bir süreç var. Gülistan Doku olayında da 2025'te gizli tanık beyanıyla hareketlendi. Asıl amacımız empati yapmak. Ailesi yerine kendimizi koyuyoruz. Devlet bir olayı çözer, suç varsa fail vardır. 638 dosya inceleniyor.
Zaman aşımı geçmiş dosyalara yapılacak bir şey yok. 30 yıllık bir süre var. Savcı arkadaşlarımız sonuna kadar dosyaları araştırıyorlar, inceliyorlar. Her dosya açılacak anlamına gelmiyor. Ama incelenecek.
Gülistan doku davasında ABD’ye firar eden Umut Altaş’ın kilit isim olduğunu söyleyen Bakan Gürlek,“Amerika'da firari biz bunun hakkında kırmızı bülten çıkarttık. Orada bizim Adli Müşavir arkadaşımız var, o da takip ediyor. Özellikle biz Umut Altaş'ın iadesini ivedilikle istedik. Sağolsun onlar da hassasiyet gösteriyor.” dedi.
“İFADE VERECEĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM”
Bakan Gürlek, Umut Altaş’ın Türkiye’ye geldiği zaman olayın çözüleceğini ifade etti. Bakan Gürlek, “Ben ifade vereceğini düşünüyorum. Sonuçta o da şu an suç ortağı, suçlu birisi olarak gözüküyor. Eğer üzerinde bir leke kalmamasını istiyorsa bildiklerini samimi olarak anlatması gerekiyor.” diye konuştu.
“ABİSİ DE GELMESİNİ İSTİYOR”
Umut Altaş’ın en yakın görgü tanığı olduğunu söyleyen Bakan Gürlek, “Abisiyle de görüşmeler yapıldı. Abisi de kardeşinin gelmesi konusunda olumlu irade beyan etti. Yani Umut Altaş gelirse mutlaka bu olaya ilişkin anlatacakları vardır.“ diye konuştu.
“İKRARLAR, TANIK BEYANI, MADDİ DELİLLER DE ÖNEMLİ”
Faili meçhul cinayetlerde cesedin önemli bir delil olduğunu vurgulayan Bakan Gürlek şöyle konuştu:
Burada zaten verilmiş yüzlerce içtihat var. Cesedin ortaya çıkarılmasına gerek yok. Mutlaka ceset önemli bir delil ama onun haricinde ikrarlar, tanık beyanları, diğer maddi deliller. Burada bunlar yeterli. Yani cesedin olmaması olayın cinayet olmadığını göstermez. Bu halk nezdinde böyle bir düşünce var, bunun üzerine altını çizmek istiyorum.”
“HASSASİYET OLUŞTURAN KONULARDA EMPATİ YAPTIK”
Adalet Bakanı olur olmaz toplumda hassasiyet oluşturan olaylarla ilgili empati yaptıklarını ifade eden Bakan Gürlek, “Yani evladını kaybeden aile biz de olabiliriz. Empati yaptık. Bizim burada sadece yaptığımız bu süreçlerin kararlılıkla mücadele edilmesi gerektiğini vurguladık. Savcılar arkadaşlarımız da bu mesajı aldılar.” dedi.
"CESET YOKSA CİNAYET YOKTUR" İDDİASI
Ceset önemli bir delil ama. Cesedin olmaması olayın cinayet olmadığını göstermez. Yargıtay uygulamaları var. Ceset olmadan da karar verilebilir.
Bakan Gürlek, açıklamalarının devamında şunları kaydetti:
Toplumu rahatsız eden olaylarla ilgili Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının kurulduğunu hatırlatan Bakan Gürlek, “Göreve gelir gelmez arkadaşlarımızla bir çalışma yaptık. Burada bir ihtiyaç var. Toplumda bazı hassasiyet oluşturan, empati duymamız gereken durumlar olabiliyor. Burada bir eksiklik olduğunu gördük. Gülistan Doku, Rabia Naz gibi böyle özellikle hayatının baharında gencecik kızlarımızın işte geleceklerini daha yaşayamadan, hayatlarına doymadan yani cinayet mi, intihar mı bazı olayların böyle toplumu rahatsız ettiğini gördük. Bunun üzerine Bakanlığımızda, Ceza İşleri Genel Müdürlüğümüzde faili meçhul suçları araştırmak üzere bir daire başkanlığı kurduk. Bir daire başkanımız, yeteri kadar tetkik hakimimiz var.” dedi.
“BİZİM SAVCILIK MAKAMI YERİNE GEÇİP SORUŞTURMA YAPMA YETKİMİZ YOK”
Faili meçhul cinayetlerle ilgili 638 dosyanın yeniden inceleneceğini vurgulayan Bakan Gürlek, incelemelerde soruşturma yapma yetkisinin olmadığını, tespit edilen hususlar doğrultusunda teknik destek verildiğini kaydetti. Bakan Gürlek sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu daire şu an itibariyle mahkemelerden 638 tane dosya aldı. Bizim savcılık makamı yerine geçip soruşturma yapma yetkimiz yok. Soruşturma yapma yetkisi sadece savcılık makamına ait. Biz burada bu dosyaları alıyoruz arkadaşların yani savcı arkadaşlarımızın bakış açısını değiştiriyoruz. Çünkü burada biliyorsunuz hassas bir süreç var. Delillerin toparlanma aşaması var. Yani deliller olay olduktan sonra sıcağı sıcağın toparlanması gerekiyor. İleride de toparlanabilir. Gülistan Doku olayında da bu soruşturma aslında 2025 yılında gelen bir ihbar, bir gizli beyan üzerine, gizli tanık beyanı üzerine hareketleniyor. Bizim asıl amacımız burada empati yapmak. Sonuçta bir kızcağız, gencecik hayatının baharında, ailesi yerine kendimizi koyuyoruz. Geleceği var, hayalleri var, umutları var. Devlet, kesinlikle bir olayı çözer, yani burada bir suç varsa mutlaka bir fail vardır. Bizim tamamen bu birimi kurma amacımız toplumda oluşan hassasiyeti dikkate almamız ve kararlılıkta da bu işin üzerine gitmemiz.”
“FAİLİ MEÇHUL KALMIŞ CİNAYETLERİN ORTAYA ÇIKARILMASINDA KARARLI BİR İRADE GÖSTERİYORUZ”
Daire Başkanlığının çalışmalarıyla faili meçhul kalmış cinayetlerin ortaya çıkarılmasında devlet olarak kararlı bir irade gösterildiğini belirten Bakan Gürlek, “Burada aslında biz savcıların soruşturma yetkisine karışmıyoruz. Biz sadece savcılara birim kurarak mücadelede özellikle faili meçhul kalmış cinayetlerin ortaya çıkarılmasında devlet olarak kararlı bir irade gösterdiğimizi ortaya çıkarıyoruz. Bu da çok faydalı oldu.” dedi.
Daire Başkanlığında dosyalar incelenirken eksiklikler var mı, toplanmamış delil var mı gibi detaylara bakıldığını vurgulayan Bakan Gürlek, “Gülistan Doku da nasıl oldu? Bir daraltılmış baz istasyon çalışması yapıldı. Aynı şekilde bir gizli tanık beyanına itibar edildi. Ona göre yeniden incelemeler yapıldı. Yeni deliller ortaya çıktı. Burada biz tamamen savcı arkadaşlarımıza teknik olarak destek veriyoruz, kararlılık iradesini güçlendiriyoruz. Yani devlet olarak biz diyoruz ki sonuna kadar bu işin peşindeyiz. Yani bir suç varsa mutlaka bunun faili var.” diye konuştu.
Bakan Gürlek, cinayet dosyalarında zaman aşımı süresinin 30 yıl olduğunu hatırlattı.
“AİLELERLE İSTİŞARE HALİNDEYİZ”
Rojin Kabaiş ve Çağla Tuğaltay’ın aileleriyle ve avukatlarıyla dün görüştüklerini vurgulayan Bakan Gürlek, diğer ailelerle de zaman zaman görüşmeler yapacaklarını kaydetti.
Bakan Gürlek konuşmasını şöyle sürdürdü: “Gülistan Doku’nun ailesiyle zaten görüşüyoruz. Rojin Kabaiş, Çağla Tuğaltay’ın ailesini çağırdık. Onlarla da istişare halindeyiz. Avukatlarıyla istişare halindeyiz. Yani anlık olarak yeni bir delil ortaya çıktığı zaman biz bunu savcılarımıza ulaştırıyoruz. Savcılarımızla da aramızda bir köprü var. Daire Başkanlıklarındaki arkadaşlarımız onları yönlendiriyorlar. Biz bir anlamda devlet olarak bu cinayetlerin ortaya çıkarılmasında kararlı bir duruş gösterdiğimizi savcı arkadaşlarımıza beyan ediyoruz. Bizim yaptığımız bu.”
Ailelerle istişare halinde olduklarını ifade eden Bakan Gürlek, “Zaman zaman çağırıyoruz. Yeni çağıracağımız aileler de var. Onlar da elbette bize ulaşabilirler. Zaten burada biliyorsunuz resen savcılık soruşma başlatıyor. Bu suçlar resen araştırılması gereken dosyalar. Ama ailelerden de yeni belgeler, yeni deliller ya da onlara ulaşan yeni delil, belge varsa hem savcılığa, ilgili savcılığa hem de bize ulaşabilirler. Rahatlıkla ulaşabilirler, Bakanlıkta birimimiz burada. Kapımız her zaman açık. Çok rahat bir şekilde ulaşabilirler.” dedi.
BİZ BU SÜRECİN SONUNA KADAR TAKİPÇİSİYİZ
Her dosyanın incelenmesinin ardından dosyanın yeniden açılmayabileceğini de belirten Bakan Gürlek, “Savcının belki verdiği karar doğru. Savcı araştırdı, bütün delilleri topladı. Takipsizlik kararı verdi. Bu karar doğru da olabilir. Ya da savcı gözden bir belgeyi, delili kaçırdı ya da sonradan bir delil ortaya çıkmış da olabilir. Yani yeni deliller ortaya çıkıyor. Yeni itirafçı beyanlar ortaya çıkıyor ya da dediğim gibi mesela savcı bey sıcağı sıcağına bir şeyi atlamıştır yeniden bir inceleme yapılabiliyor. Bu konuda her dosya ile açılacak anlamına gelmiyor. Ama biz bu sürecin sonuna kadar takipçisiyiz. Ucu kime dokunursa dokunsun ile gidiyoruz. Savcı arkadaşımız da bu kararlılığı gördü. Sonuna kadar artık dosyaları açıyorlar. Burada inşallah bu dosyalardaki failler de ortaya çıkacak.” diye konuştu.