‘Hedef geleceğe yön veren nesiller’

Haz 5, 2026 - 07:46
‘Hedef geleceğe yön veren nesiller’

OZAN ÖMER KADÜKER- Eğitimde tercihleri belirleyen kriterler, yalnızca sınav başarısıyla sınırlı değil. Uzmanlar, velilerin sadece test sonuçlarına odaklanmak yerine, çocuğun kendini ifade edebildiği, güvenli ve destekleyici bir öğrenme ortamına da dikkat etmesi gerektiğini vurguluyor.

Velilerin zihnindeki “İyi bir okulun göstergeleri nelerdir?” sorusundan yola çıkarak, İstanbul Erkek Liseliler Eğitim Vakfı (İELEV) BaşkanıDr. Seda Çelik Teker’den kurumun eğitim felsefesi hakkında bilgi aldık.

■ Veliler okul seçerken hangi kriterleri ön planda tutmalı?

Velilertek yönlü akademik başarılara odaklanmak yerine, çocuğun bütünsel gelişimini hedefleyen çocuk merkezli bir yaklaşımı aramaları gerekir.Nitelikli bir kurumun en temel göstergesi; köklü geçmişi, eğitim kadrosunun yetkinliği ve öğretmenlerin sürekli mesleki gelişimine yapılan düzenli yatırımlardır. Bununla birlikte; öğrencilerin kendilerini rahatça ifade edebildiği, diyalojik bir ortamda karşılıklılığın korunduğu, iletişimin ve özenin hüküm sürdüğü güvenli bir öğrenme ikliminin sunulması kritik bir önem taşır. Bu iklimde, akademik müfredata odaklanırken çocuğun sanat, spor ve kültürel alanları asla ihmal edilmemeli; entelektüel gelişimi desteklenerek içindeki benzersiz gizilgüç keşfedilmelidir.

■ İELEV Okulları’nın eğitim felsefesini nasıl tanımlarsınız?

Eğitim felsefemizin temelini, İstanbul Erkek Lisesi’nin köklü ‘Sarı Siyah’ geleneği ve bu çizgi doğrultusunda sürekli gelişimi ilke edinmek oluşturur. Temel amacımız Atatürk ilkelerine ve Cumhuriyet değerlerine sahip çıkan, ulusal kültürünü özümserken evrensel değerleri de bütünüyle benimseyen, akademik mükemmelliği ve bilimselliği odak noktasında tutan; mücadele ruhuna sahip, adil ve çağdaş nesiller yetiştirmek. Öğrencilerimizin araştıran, sorgulayan, açık görüşlü ve dengeli lider adayları olarak öne çıkmalarını sağlıyoruz.

■ Rehberlik çalışmalarınız eğitim sürecinde nasıl bir rol oynuyor?

Rehberlik çalışmalarımız, eğitim-öğretim sürecimizin olmazsa olmaz bir parçasını oluşturmaktadır. Her eğitim seviyesinin ilgili rehber öğretmeni, veli ve öğrenciyle yaptığı görüşmeler neticesinde öğrenciye ait ilk verileri toplar. “Tanıma Çalışması” olarak adlandırdığımız bu süreç, aslında her öğrencimizin biricik olduğuna dair özenimizin en somut göstergesidir. “Erken müdahale” mottosuyla hareket eden rehberlik servisimiz; zaman kaybetmeden, hiçbir detayı gözden kaçırmadan, özenli bir takip, veli paylaşımları, grup ve destek çalışmaları ile süreci yönetir.

‘Yüksek dil yetkinliği’

■ Çok dilli eğitim modeli nasıl kurgulanıyor?

Türkçeyi güçlü bir ana dil zemini olarak merkeze alan, Almancayı erken yaştan itibaren yoğun ve kültürle bütünleşik biçimde sunan, İngilizceyi ise küresel iletişim dili olarak yapılandıran kesintisiz bir eğitim yaklaşımıyla kurguluyoruz.

Öğrencilerimiz hem Almanca hem de İngilizceyle anaokulu sıralarında tanışarak, günlük yaşamın doğal akışı içinde; oyunlar, şarkılar, rutinler ve sosyal etkileşimler aracılığıyla her iki dili de doğal bir süreçle içselleştirirler. Öğrencilerimizin bu alandaki yüksek dil yetkinlikleri, uluslararası geçerliliği olan DSD (Alman Dil Diploması) sınavlarıyla objektif olarak ölçülür ve belgelenir.

■ Diploma imkânlarınız hakkında bilgi verir misiniz?

Mezunlarımız, uluslararası düzeyde üstün bir akademik saygınlığa sahip olan GIB (Gemischtsprachiges Internationales Baccalaureate – Karma Dilli Uluslararası Bakalorya) diplomasını almaya hak kazanırlar. Okulumuz, Türkiye’de GIB programını Türk Milli Eğitim Sistemi içerisinde uygulamaya başlayan ilk okul. Bugün itibarıyla, ulaştığı öğrenci sayısı bakımından dünyanın en büyük GIB okulu konumunda.

3.sınıfta yapay zekâ

Aktif katılımı hedeflediklerini belirten Seda Çelik Teker şu bilgileri verdi:

■ Öğrencilerimizin merak duymasını, soru sormasını, araştırmasını, üretmesini ve öğrendiklerini yaşamla ilişkilendirmesini önemsiyoruz.

■ Kariyer ve Yaşam Becerileri Ofisimiz ile öğrencilerimizin yaşam ve kariyer becerileri alanındaki gelişimlerini gözetiyoruz.

■ Öğretmenlerimize; eğitimde yapay zekâ kullanımı, etik ve akademik dürüstlük,siber güvenlik gibi alanlarda mesleki gelişim programları sunuluyor.

■ “Yapay Zekâ Okuryazarlığı” programıyla öğrencilerimiz, 3. sınıftan itibaren yapay zekâ uygulamalarını tanımaya başlıyor.

■ Ödül ve ceza gibi geleneksel yöntemler yerine uzlaşma odaklı eklektik yaklaşımlar benimsenerek öğrencilerin kendilerini özgürce ifade edebilecekleri barışçıl alanlar yaratılıyor.

■ Spor, resim, müzik ve Almanca derslerini kapsayan “ielevPlus” programını yürütüyoruz.