İsrail'de yayın yapan gazeteden savaş sonrası Orta Doğu analizi: Yeni düzende Türkiye kilit ülke

Nis 6, 2026 - 08:54
İsrail'de yayın yapan gazeteden savaş sonrası Orta Doğu analizi: Yeni düzende Türkiye kilit ülke

ASENA YATAĞAN - İsrail’de yayın yapan Haaretz gazetesinde, Hayfa Üniversitesi Orta Doğu ve İslam Araştırmaları Bölümü’nden Elad Giladi’nin “İran Savaşı yeni bir bölgesel düzen yaratabilir, daha az ABD, daha çok Türkiye” başlıklı analizi yayımlandı. Yazıda Körfez ülkelerinin güvenlik ve ittifak arayışlarını yeniden şekillendirme çabasında olduğunun altı çizilerek, “Türkiye bu düşüncenin geliştirilmesinde kilit bir rol oynuyor gibi görünüyor” ifadelerine yer verildi.

DÖRTLÜ ZİRVE ÖRNEĞİ

Türkiye’nin son dönemde Suudi Arabistan, Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleriile ilişkilerini stratejik bir boyuta evirdiği vurgulanan yazıda, Türkiye, Suudi Arabistan, Mısır ve Pakistan dışişleri bakanları arasındaki dörtlü zirvenin bu yeni arayışın en somut örneği olduğu ifade edildi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ındile getirdiği “Bölge ülkeleri kendi sorunlarını çözmezse dış güçler kendi çıkarlarını dayatır” yaklaşımının, Riyad ve diğer Körfez başkentlerinde karşılık bulduğuna işaret edilen yazıda, Türkiye’nin gelişmiş savunma sanayiinin Körfez ülkeleri için ABD’ye alternatif bir “güvenlik çeşitlendirmesi” sunduğuna dikkat çekildi.

ABD-İsrail-İran savaşının 38. günü! 'İki aşamalı ateşkes planı' sızdı: 'Geri sayım başladı, son şans'

İSRAİL DIŞARIDA

Savaşın Türkiye’nin etkisini arttıracak bir dönüm noktası olduğu belirtilen yazıda, “Savaşın yalnızca İsrail ile İran arasındaki caydırıcılık dengesiyle değil, aynı zamanda Körfez ülkelerinin ABD’ye olan güvenlik bağımlılıklarını ihtiyatlı ve kademeli bir şekilde sonlandırarak, içeriden inşa edilen bir bölgesel düzenin imkânlarını aramaya başladığı an olarak hatırlanması muhtemeldir” denildi.

Körfez ülkelerininİran’a ilişkin İsrail’le benzer kaygılar taşıdığı ancakTel Aviv ileaynı blokta görünmekten kaçındıkları belirtildi. Bu durumun Türkiye’nin merkezinde olduğu yeni bölgesel yapıda İsrail’in “dışarıda kalmasına” neden olabileceği yorumuna yer verildi. Uzmanlar, Türkiye’nin rolünü Milliyet’e değerlendirdi.

‘BÖLGENİN HAKİMİ POZİSYONUNA GEÇECEK’

Emekli Büyükelçi Uluç Özülker: ABD,Türkiye’yi her geçen gün askeri açıdan olsun, silahlı kuvvetler olsun ve pek çok yönden ileriye gitmekte olan bir ülke olarak, kendisine düşman ya da tedbir alınması gereken bir ülke olarak değil; birlikte hareket edilmesi halinde bölgenin istikrarına ciddi katkı sağlayacak bir müttefik olarak değerlendiriyor.

Altında ‘cehennem’ senaryosu! Orta Doğu'da çember daralıyor: Saatler kaldı

BİR DEĞİŞİM OLACAK

Orta Doğu’da bir değişim olacak. Büyük bir ihtimalle Netanyahu da gider. Bu süreç içinde İsrail’in ABD ile ilişkilerinde de yeni bir hamle yapılacağını beklemek lazım. Orta Doğu’da, ABD’nin de bir noktada geri adım atmasıyla sürecin başka bir boyut kazanacağını kabul etmek lazım. Gazetedeki haberin bu iki meseleyi kapsadığını düşünüyorum. Birincisi; ABD, yakın gelecekte Türkiye’yi bölgenin hâkimi ve aynı zamanda dürüst ve yapıcı politikalarıyla önemli bir iş birlikçi olarak kabul ettiğini ortaya koyuyor. Bunun ötesinde ise Orta Doğu’yu yeni bir boyutla görmek gerekiyor. Tam anlamıyla bir sonuca varılamasa bile sürecin devam edeceği; buna karşılık bölgenin hâkimi pozisyona geçecek olan ülkenin Türkiye olacağı düşüncesinden de geri adım atılmadığını ortaya koyan bir yaklaşım olduğunu düşünüyorum.

‘BARIŞ İÇİN ROL OYNAYACAK’

Özel Kuvvetler Komutanlığı’nın kurucularından Emekli Albay Mithat Işık: Türkiye’nin en büyük avantajı coğrafi konumu. Bu konumla ilgili olarak da gerek Orta Doğu ülkeleriyle, gerek Balkanlar’la, gerek Kafkaslar’la, gerekse Afrika’yla olan ilişkilerimize baktığımız zaman Türkiye’nin bu ülkelerin tamamıyla iyi ilişkiler içerisinde olduğunu görüyoruz. İkincisi, Türkiye gerek Rusya-Ukrayna Savaşı’nda gerekse İran-Amerika-İsrail hattında devam eden gerilimlerde ve Afrika’daki birçok anlaşmazlık konusunda arabuluculuk yapıyor. Türkiye’nin gerçekten etkili ve tarafsız bir politika izlediğini görüyoruz. Türkiye’nin hem komşularıyla iyi ilişkileri hem dünyadaki barışı koruma yönündeki çabaları hem de güçlü ordusuyla gelecekte bu politikaları devam ettirdiği takdirde hem Orta Doğu’da hem Kafkaslar’da hem Balkanlar’da barışın sağlanmasında önemli bir rol üstleneceğini söyleyebiliriz.

‘İSRAİL VE AMERİKA GÜÇ KAYBEDİYOR’

Dumlupınar Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Başkanı Prof. Hüsamettin İnaç: Bölgede artık İsrail ve Amerika ittifakı ciddi bir güç kaybı içerisine girdi. Savaşın geldiği noktada inisiyatif İran’ın eline geçmiş görülüyor. Bu da tabii ki ciddi bir boşluk doğuruyor. Ve bu boşluğu Türkiye’nin doldurması oldukça muhtemel.Bu savaş bittiği andan itibaren Amerika ve İsrail ciddi bir prestij kaybına uğrayacak.

BÜYÜK BİR İTTİFAK

Türkiye’nin büyük bir ittifak kurabileceğini ve bunun potansiyelini hazırladığını görüyoruz. Körfez ülkelerinin de ciddi anlamda akıllandığını ya da aklının başına geldiğini görmemiz lazım. Körfez ülkeleri şimdiye kadar hep petro-dolar üzerinden, 1970’lerde hatta 1940’lara dayanan bir seviyede kurulan ittifakın artık kendilerini koruyamayacağını ve Amerika’nın bölgeden çekilme ihtimalinin bulunduğunu ve İsrail’in de bundan sonra bu ittifakı bir anlamda toparlayacak gücünün olmadığını gördüler. Bölgedeki ülkenin önünde iki tercih var. Ya İsrail’inAbraham Anlaşmalarına dayanan yani “eski tas eski hamam” yapıyı sürdürecek bir mimari oluşturmak ya da Türkiye’nin liderliğinde NATO benzeri bölgesel bir savunma paktı oluşturmak. Ben ikinciye doğrubir gidişgörüyorum.