Özgür Özel ve ekibi yeni parti kuracak mı? Kulislerdeki 3 kritik senaryo

Haz 4, 2026 - 17:04
Özgür Özel ve ekibi yeni parti kuracak mı? Kulislerdeki 3 kritik senaryo

HABER MERKEZİ- CHP'de 'mutlak butlan' kararı sonrası yaşanan yönetim krizinde gözler salı günü yapılması planlanan grup toplantısına çevrildi. Yüksek Disiplin Kurulu toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Kemal Kılıçdaroğlu, "Haftaya grup toplantısını yapacak mısınız?" sorusuna yalnızca "Umarım" yanıtını verdi. Bu belirsizlik devam ederken, parti kulislerinde Özgür Özel ve ekibinin izleyeceği yol haritasına ilişkin üç kritik senaryo konuşuluyor. CNN Türk Ankara Temsilcisi Dicle Canova'nın aktardığı kulis bilgilerine göre, Özel cephesinin öncelikli planı 11 Haziran'daki Parti Meclisi toplantısında erken kurultay çağrısı yaparak parti içindeki tüm siyasi ve hukuki yolları denemek. Ancak bu girişimin başarısız olması halinde devreye ikinci senaryo giriyor: Ali Öztunç, Engin Altay ve Gürsel Erol'un yürüttüğü arka kapı diplomasisi kapsamında diyalog ve uzlaşma arayışı. Fakat kurultay takvimi ve 'arınma' süreci gibi iki temel konuda tarafların henüz geri adım atmadığı belirtiliyor. Tüm bu yolların kısa sürede tüketilmesi durumunda ise üçüncü ve en radikal senaryo masaya geliyor: Kulislerde, yaklaşık bir ay içinde ya da eylül ayında yeni bir siyasi oluşumun gündeme gelebileceği konuşuluyor. Peki salı günkü grup toplantısı nasıl yapılacak? Kılıçdaroğlu'na destek veren milletvekili sayısı kaç?

İşte CHP'deki yönetim krizine ilişkin tüm gelişmeler ve kulis kulis konuşulan ayrılık iddiaları...

CHP'DE GÖZLER SALI GÜNÜNE ÇEVRİLDİ

CHP Sözcüsü Müslim Sarı da bir gün önce yaptığı açıklamada Kılıçdaroğlu'nun önümüzdeki hafta gerçekleştirilecek grup toplantısında konuşacağını duyurmuştu. CNN Türk Ankara Temsilcisi Dicle Canova'nın aktardığı bilgilere göre, Kılıçdaroğlu'nun salı günü grup toplantısını hangi yöntemle gerçekleştireceği cuma günü yapılacak MYK toplantısında verilecek karara bağlı olacak.

CHP'DE YENİ SENARYOLAR

CHP'de 'mutlak butlan' kararının ardından gözler bir yandan uzlaşma görüşmelerine çevrilirken, parti kulislerinde yeni parti senaryoları da konuşulmaya başlandı. CNN Türk Ankara Temsilcisi Dicle Canova'nın aktardığı kulis bilgilerine göre, parti içerisinde önemli bir kesim Özgür Özel ve ekibinin öncelikle CHP içerisindeki tüm siyasi ve hukuki yolları deneyeceğini düşünüyor.

Bu kapsamda gözler 11 Haziran'da yapılacak Parti Meclisi toplantısına çevrilmiş durumda. Kulislerde, Özgür Özel'e yakın isimlerin kurultay çağrısı için girişimlerini sürdüreceği ve parti içindeki çoğunluğu kullanarak erken kurultay talebini gündeme getireceği konuşuluyor. Ancak taraflar arasında uzlaşma sağlanamaması halinde farklı senaryolar da değerlendiriliyor.

İlginizi Çekebilir

Canova'nın aktardığı bilgilere göre bazı parti kaynakları, parti içindeki tüm yolların kısa sürede tüketilmesinin ardından yeni bir siyasi oluşumun gündeme gelebileceğini öne sürüyor. Kulislerde, bu ihtimalin yaklaşık bir aylık süreç içerisinde değerlendirilebileceği yönünde yorumlar yapılıyor.

SALI GÜNÜ GRUP TOPLANTISI NASIL YAPILACAK?

CNN Türk Ankara Temsilcisi Dicle Canova'nın açıklamaları şöyle; "Çok karışık bir tablodan bahsedeceğim. Umarım izleyicilerimize doğru aktarabilirim. Çünkü yaşananlar, bildiğimiz normal mevzuat çerçevesinin dışında. Dolayısıyla en iyi hukukçular bile şu anda tam olarak nasıl bir çözüme varılacağı konusunda net konuşamıyor. Farklı farklı yorumlar var.

Önce şunu söyleyeyim: Aslında Kemal Kılıçdaroğlu'nun salı günü yapacağı grup toplantısını ne şekilde gerçekleştireceği, cuma günü toplayacağı MYK toplantısında netleşecek gibi görünüyor. Çünkü genel merkezden bazı kaynaklara sordum; "Bu grubu nasıl toplayacaksınız?" diye. Onlar da cuma günkü MYK toplantısına işaret ederek, "Bir sürü hukuki yol var. Hangisini seçeceğimizi orada değerlendireceğiz." ifadesini kullandılar.

Bugün Kılıçdaroğlu'na da "Grupta konuşacak mısınız?" sorusu yöneltildi. O da "Umarım." yanıtını verdi. Net ve kesin bir şekilde "Evet, oraya gideceğim ve konuşacağım." demedi. Bu da dikkat çekiciydi.

Özgür Özel cephesiyle konuştuğumuzda ise şunu anlıyoruz: Onlar, Meclis'in mevzuatına göre grup toplantısının nasıl yapılacağının çok net olduğunu söylüyor. Buna göre grup toplantısı, grup yönetiminin inisiyatifiyle ve grup başkanının talebi doğrultusunda grup başkanvekillerinin Meclis Başkanlığına yazı yazması sonrasında yapılabiliyor. Bunun ötesinde yapılacak bir toplantının adına "grup toplantısı" denemeyeceğini ifade ediyorlar.

Bu hafta nöbetçi Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır. Dolayısıyla eğer salı günkü grup toplantısında divanda grup yönetimini temsil etme kararı alırsa Özgür Özel cephesi, Ali Mahir Başarır'ın orada oturması gerekecek. Peki oturacak mı? Burada da netlik yok. Şu ana kadar alınmış bir karar bulunmuyor. Bir engelleme ya da engellememe yönünde de kesinleşmiş bir tutum yok gibi görünüyor.

Can Polat cinayetinin ardından acı veda! Kızlarından yürek yakan feryat: Babamı bizden aldınız

"ARKA PLANDA BAZI GÖRÜŞMELER SÜRÜYOR"

Bu söylemlerden anladığımız kadarıyla arka planda bazı görüşmeler sürüyor. Belki salı gününe kadar da devam edecek. Bu görüşmelerden ne sonuç çıkacak, bunu beklemek gerekiyor.

KILIÇDAROĞLU CEPHESİNDEN 'BİR SÜRÜ HUKUKİ YOL VAR' İFADESİ

Kılıçdaroğlu cephesinin sözünü ettiği "bir sürü hukuki yol var" ifadesi dikkat çekici. Bunun ne olabileceğine biraz baktım. Karşımıza birkaç seçenek çıkıyor ancak her birinin önünde bazı engeller bulunuyor. Mevcut grup yönetimi konusunda Kılıçdaroğlu, "Ben bu isimlerle yola devam etmeyeceğim." derse yapabileceği tek şey grupta güvensizlik oylamasına gitmek. Bunun için de en az 70 milletvekilinin mevcut grup yönetiminin düşmesi yönünde oy kullanması gerekiyor. Ancak Kılıçdaroğlu'nun şu aşamada böyle bir çoğunluğu sağlayamayacağı yönünde yorumlar ve iddialar var.

Grup başkanvekilleri, milletvekili genel seçimlerinden sonra grup içinde seçildiler. Murat Emir de yerel seçimlerden önce grupta seçildi ve Meclis'in iki dönemi boyunca görev yaptılar. Daha sonra Genel Başkan Özgür Özel tarafından, grupta yeniden seçim yapılmaksızın görev süreleri uzatıldı. CHP'de genel başkanın böyle bir yetkisi bulunuyor.

GRUP YÖNETİMİ OTOMATİK OLARAK YOK HÜKMÜNDE SAYILABİLİR Mİ?

Ancak bazıları şunu söylüyor: Mutlak butlan kararı sonrasında Özgür Özel'in genel başkanlığı düştüyse, acaba grup yönetimi de otomatik olarak yok hükmünde sayılabilir mi? Fakat burada da Meclis Başkanlığının geçen haftaki tutumu karşımıza çıkıyor. Butlan kararından sonra grup toplantısı yapıldı, grup başkanı seçildi ve Meclis Başkanlığı da şu anda Özgür Özel'i grup başkanı olarak kabul ediyor. Dolayısıyla butlan kararından önce Özgür Özel'in görev sürelerini uzattığı grup başkanvekillerinin görevlerinin de hâlen devam ettiği kabul ediliyor. Bu nedenle bu yol da kapalı gibi görünüyor.

İHRAÇ MEKANİZMASI

Diğer seçenek ise ihraç mekanizması. Yani bu isimlerin disipline sevk edilmesi ve haklarında tedbir uygulanması. Tedbir uygulanması, görevlerini yapamamaları anlamına gelir. Böyle bir durumda grup yönetimi düşebilir ve yerlerine yeni isimler gelebilir. Ancak genel merkez kaynakları, "Biz kimsenin tepesinde giyotin sallama niyetinde değiliz." diyor. Yani şu aşamada bu isimler hakkında bir ihraç ya da disiplin süreci düşünülmüyor. Kaldı ki bunun yapılabilmesi için Parti Meclisinin kararıyla disiplin sürecinin işletilmesi gerekiyor. Parti Meclisi ise 11 Haziran'da toplanacak. Bu nedenle burada da bir netlik bulunmuyor.

Bazıları ise grubun toplanabilmesi için kürsüde mutlaka bir grup başkanvekilinin bulunmasının şart olmadığını savunuyor. Onlara göre grup yönetiminden herhangi bir kişi ya da bir milletvekilinin başkanlığında da toplantı yapılabilir. Bunun önünde açık bir yasal engel olmadığını ifade ediyorlar. Dolayısıyla Kılıçdaroğlu herhangi bir milletvekilinin başkanlığında grup toplantısı yaparsa, bunun da hukuki açıdan tartışılacağı belirtiliyor. Mevzuata aykırı olup olmadığı sorgulanacak. Yasada açıkça yer almıyor ancak yasaklandığına dair bir hüküm de bulunmuyor. Bu nedenle bu yöntem de tartışmalı olacaktır.

Bunun ardından şu soru da gündeme geliyor: Acaba bir sonraki hafta grup toplantısını yeniden Özgür Özel mi yapacak? Yani bir hafta Kılıçdaroğlu, sonraki hafta Özgür Özel mi kürsüye çıkacak? Bu belirsizlik ve kaos ortamı devam edecek mi? Tüm bunlar konuşulmaya devam ediyor. Dediğim gibi, şu aşamada salı günü grubun nasıl toplanacağına ilişkin net bir şey söylemek mümkün görünmüyor. Cuma günü Kılıçdaroğlu başkanlığında yapılacak MYK toplantısında nasıl bir sonuca varılacağını beklemekte fayda var.

GRUP TOPLANTISINA KİMLER KATILACAK?

Bunu da bugünden kestirmek zor. Öncelikle toplantının yapılıp yapılamayacağına bakacağız. Ancak elimizde bazı veriler var. Kılıçdaroğlu, butlan kararından bir gün önce "Milletime Not" başlıklı bir video yayımlamıştı. O videoya CHP grubu içerisinden destek veren 22 milletvekili vardı. Sonrasındaki bayramlaşma programına katılan milletvekili sayısı ise 16'ydı.

Dolayısıyla bugüne kadar ortaya çıkan rakamlara baktığımızda, Kılıçdaroğlu'na destek verebilecek milletvekili sayısının yaklaşık 20 civarında olduğu söylenebilir. Elbette bu sayı artabilir ya da azalabilir. Bunu kesin olarak kestirmek mümkün değil. Öte yandan Özgür Özel, grup başkanlığına 95 milletvekilinin oyuyla seçildi. Ancak o 95 milletvekilinin tamamının bundan sonraki süreçte aynı yönde hareket edip etmeyeceği de net değil. Bu nedenle Kılıçdaroğlu grubu toplarsa tam olarak kaç milletvekilinin katılacağı sorusuna kesin bir yanıt veremiyoruz. Ancak bugüne kadar eğilimlerini ortaya koyan 16 ila 22 milletvekili bulunduğunu söylemek mümkün.

ÖZGÜR ÖZEL VE EKİBİ YENİ PARTİ İÇİN ADIM ATAR MI?

Önce şunu söyleyeyim. Bugün edindiğim bir bilgiye göre, aslında iki tarafı görüştürme çabaları mutlak butlan kararından önce başlamış.Yaklaşık 6 gün önce, CHP Eski Meclis Başkanvekili Levent Gök'ün hem Özgür Özel'le hem de Kemal Kılıçdaroğlu'yla görüştüğü bilgisini edindim. Gök'ün, "Bir butlan kararı çıkabilir. Bir çözüm bulmamız gerekiyor. Bunun yolu da birlikte oturup konuşmaktan geçiyor." anlayışıyla hareket ettiği ifade ediliyor. Hatta iki ismi aynı masada buluşturma girişimi sürerken, mutlak butlan kararının çıkmasıyla birlikte masa toplanamadan dağılmış. Bunu bir not olarak aktarmak istedim.

Diğer yandan, dün MYK toplantısının ardından Müslim Sarı, "Bir diyalog grubu kurma kararı aldık." demişti. Ben bugün bu grubun kurulup kurulmadığını sordum. Henüz kurulmamış. Özgür Özel cephesinin yanıtı bekleniyor. Eğer oradan olumlu bir yanıt gelirse, her iki tarafın da belirleyeceği isimlerden oluşan bir diyalog grubu kurulacak. Ancak ben yayına girene kadar herhangi bir yanıt gelmemişti.

Bunun dışında üçüncü bir yol da var. Ali Öztunç, Engin Altay ve Gürsel Erol'un dün hem Özgür Özel'le hem de Kemal Kılıçdaroğlu'yla ayrı ayrı görüştüklerini biliyoruz. Görünen o ki bundan sonra da görüşmeleri sürecek. Genel merkeze sorduğumda, bu üç ismin girişiminin tamamen kendi inisiyatifleri olduğu vurgulanıyor. Yani kurulması planlanan diyalog grubu bu üç isimden oluşmayacak. Genel merkez, "Kendi inisiyatifleriyle geldiler ve görüşmeleri başlattılar." değerlendirmesini yapıyor.

Benim edindiğim bilgiye göre ise ilk olarak Özgür Özel bu üç ismi çağırmış. Salı günü grup toplantısının ardından milletvekilleriyle gruplar hâlinde görüşmeler gerçekleştirmişti. Bu kapsamda söz konusu üç ismi ayrıca davet ettiği ifade ediliyor.

Bu isimlerin ortak özelliği, daha önce Özgür Özel yönetimine muhalif olmaları ve Kemal Kılıçdaroğlu'na daha yakın bir çizgide durmalarıydı. Ancak mutlak butlan kararının ardından parti genel merkezine polisin girmesi sonrasında üçü de ayrı ayrı açıklamalar yaparak buna tepki göstermiş ve o tarihten sonra Kılıçdaroğlu'na karşı daha mesafeli bir tutum sergilemeye başlamışlardı. Hatta grup içerisinde yayımlanan kurultay bildirgesine de imza attılar. Bunun gerekçesi olarak da daha önce çözümün kurultayda olduğunu savunduklarını ve kendi söylemleriyle çelişmemek adına bu metni desteklediklerini ifade ettiler.

Bu üç ismin genel yaklaşımı ise şu şekilde özetlenebilir: "Biz particiyiz. Ne Özel'ciyiz ne de Kılıçdaroğlu'cu. Temel hedefimiz partinin kurumsal kimliğinin yıpranmaması." Bu nedenle her iki tarafın da sert tutumlarından vazgeçmesi ve sağduyuyla hareket etmesi gerektiğini savunuyorlar. Bu anlayışla hem Özgür Özel hem de Kemal Kılıçdaroğlu'yla görüşme süreci başlattılar. Ancak bu girişimlerden somut bir sonuç çıkıp çıkmayacağı konusunda parti grubunda çok büyük bir iyimserlik olmadığını da belirtmek gerekiyor.

CHP'DE DİYALOG HEYETİ BAŞARILI OLUR MU?

Tarafların geri adım atmadığı iki temel konu bulunuyor. Birincisi ve en önemlisi kurultay takvimi. Özgür Özel cephesi bir an önce kurultaya gidilmesini istiyor. Hatta bu amaçla imza toplandığı da ifade ediliyor. Kemal Kılıçdaroğlu ise, "Önce arınma, sonra kurultay." görüşünü savunuyor. Ayrıca mevcut tedbir kararı nedeniyle şu aşamada kurultaya gidilemeyeceğini de dile getiriyor. İki taraf bu noktada uzlaşamıyor. Şu ana kadar da herhangi bir yumuşama ya da taviz işareti verilmiş değil. Bu nedenle arka kapı diplomasisi niteliğindeki görüşmelerin sonuç verip vermeyeceği konusunda kesin konuşulamıyor.

Kılıçdaroğlu'nun sözünü ettiği "arınma" sürecinin kapsamına bazı belediye başkanları ile bugün Özgür Özel'in yakın çalışma ekibinde yer alan bazı isimlerin de girebileceği öne sürülüyor. Elbette bunlar şu aşamada iddia düzeyinde. Kılıçdaroğlu'nun tam olarak hangi isimleri kastettiği bilinmiyor. Ancak Özgür Özel'in böyle bir sürece izin vermek istemediği ve bu nedenle herhangi bir iç hesaplaşma yaşanmadan hızla kurultaya gidilmesini savunduğu yönünde değerlendirmeler de bulunuyor.

EYLÜL AYINDA YENİ PARTİ İDDİALARI

Gelelim yeni parti iddialarına... Parti içerisinde önemli bir kesim, Özgür Özel ve beraberindeki kadroların öncelikle parti içindeki tüm yolları deneyeceğini düşünüyor. Parti Meclisi 11 Haziran'da toplanacak. Burada kurultay çağrısı yapılabileceği ve Özgür Özel'e yakın çoğunluğun bu yönde hareket edebileceği konuşuluyor. Tüzükte yer alan çeşitli mekanizmalar ve milletvekilleri üzerinden yürütülebilecek girişimler de değerlendiriliyor.

Bunun yanı sıra, tüm yolların kısa sürede tüketilmesi hâlinde yaklaşık bir ay içerisinde yeni parti seçeneğinin masaya gelebileceğini ifade edenler de var. Bazı genel merkez kaynakları ise yeni parti için eylül ayının beklendiğini öne sürüyor. Ancak hangi senaryo gerçekleşirse gerçekleşsin, parti kulislerinde hâkim olan görüş, Özgür Özel ve ekibinin sonunda farklı bir siyasi yol haritası çizebileceği yönünde.

Bununla birlikte, tüm bu değerlendirmelere rağmen arka kapı görüşmelerinden bir sonuç çıkma ihtimali tamamen ortadan kalkmış değil. Şu aşamada küçük de olsa uzlaşma ihtimali için kapının aralık bırakıldığını söylemek mümkün.