SON DAKİKA HABERLER: Adalet Bakanı Akın Gürlek CNN Türk'te ‘Tarafsız Bölge’de

Adalet Bakanı Akın Gürlek, CNN Türk’te Tarafsız Bölge Özel programında Ahmet Hakan’ın sorularını yanıtladı, gündemi değerlendirdi.
"BEN 86 MİLYONUN ADALET BAKANIYIM"
Adalet Bakanı olarak soruşturmalara müdahale etme yetkisi bulunmadığını belirten Bakan Gürlek, hiç kimsenin hakim ve savcılara talimat, telkin ve teselli de bulunamayacağını hatırlattı.
Faili meçhul olaylarla ilgili soru üzerine Bakan Gürlek şöyle yanıt verdi:
“Ben 86 milyonun Adalet Bakanıyım. Burada adalet ihtiyacını neredeyse oradayım ben. Mağdur, haklı kimse, adalete kim ihtiyaç duyuyorsa sonuna kadar onun yanındayım. Şimdi burada tabii toplumu yaralayan bazı olaylar var. Gülistan Doku kardeşimiz tekrardan ailesine taziye dileklerimi iletmek istiyorum. Bu tarz simge bazı isimler var. Gülistan Doku, Rojin Kabaiş gibi. Gülistan Doku gencecik bir kızcağız yani hayatın baharında öldü ya da intihar etti şu an henüz belli değil. Tunceli Başsavcılığımız bir soruşturma yapıyor. Soruşturma sonucunda ortaya çıkacak.”
Tunceli'de 5 Ocak 2020'den bu yana kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasına ilişkin Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada 11 tutuklunun bulunduğunu belirten Bakan Gürlek, soruşturmanın Tunceli Başsavcılığınca titizlikle sürdürüldüğünü kaydetti.
ARAŞTIRMALAR GİZLİ TANIK BEYANLARIYLA UYUŞUYOR
Bakan Gürlek, “Başsavcımıza 2025 yılında bir ihbar geliyor. İhbar üzerine bir gizli tanık dinleniyor. Bizim usulümüz şöyle. Dosyada takipsizlik kararı verilse bile iddia makamı yeni delil varsa o dosyayı her zaman açar. Yeni delil var. İlk başta tanığın beyanlarına itibar edilip edilmeyeceğine savcılık makamı karar veriyor. Tanık geliyor, bazı şeyler anlatıyor, anlattığı şeyler örtüşüyor, baz istasyonu çalışması yapılıyor. Daraltılmış baz istasyonu çalışması yapılıyor. HTS kayıtları, görüntü kayıtları inceleniyor. Yani burada savcılık bir yeni bir çalışma yapıyor, yeni bir delil incelemesi yapıyor. Hatta burada bir mezar yerini söylüyor gizli tanığımız. Mezar yerine de gidiliyor, oradan örnek alınıyor. Orada Jandarma Kriminalin bir raporu var. O raporda bu toprak yapısı itibariyle buraya bir işte cesedin gömüldüğü bu toprak yapısının yumuşak doku olduğu, hatta silahla birlikte gömüldüğü, silahın toprağa dokununca oksitlenme oluştuğuna dair bir rapor düzenliyor. Artık burada gizli tanığın beyanlarına itibar edilmesi gerektiğine kanaat getiriyor Tunceli Başsavcımız. Adımı böyle atıyor. Yani bu gizli tanık beyanları ihbar var zaten sürekli olarak. Bundan sonra zaten soruşturma kendiliğinden devam ediyor.” diye konuştu.
Soruşturmanın evreler halinde ilerlediğini vurgulayan Bakan Gürlek, “Gizli tanık beyanlarından sonra telefon kayıtları, baz istasyonu kayıtları inceleniyor, tanık dinleniyor, HTS kayıtlarına bakılıyor, PTS kayıtlarına bakılıyor, kamera görüntüleri inceleniyor tabi bu soruşturma aşamasında bir takım itirafçılar çıkıyor. Biliyorsunuz bir itirafçı polis memuru çıktı dedi ki ‘O dönemin valisi bana telefon hattını çıkartmamı istedi ben telefon hattını sonradan Ankara’da birine gönderdim. O gönderdiğim kişi sonra onun tekrar beyanı alındı. İşte o telefon hattını SİM kartını ben taktım. İçindeki bilgileri sildim’. Bunlar artık dosyaya giren bilgiler olduğu bu şekilde evre evre gelişen bir şey var. Bildiğim kadarıyla 11 tutuklu var. 3 tane adli kontrol var.” dedi.
UMUT ALTAŞ SORUŞTURMADA KİLİT İSİM
Dosyada ayrıca Umut Altaş hakkında kırmızı bülten çıkarıldığını vurgulayan Bakan Gürlek konuşmasına şöyle devam etti:
“Umut Altaş Amerika’da. Bu soruşturma da en kilit isim. Biliyorsunuz Adalet Bakanlığı kırmızı bülten çıkartıyor iadesi için. Özellikle Umut Altaş'ın beyanlarının mutlaka alınması gerekiyor. Umut Altaş burada abisi işte avukatına bir kısım beyanlarda bulunuyor. Savcımıza beyanlarda bulunuyor ama bizzat bunun getirilerek beyanlarının alınması gerekiyor. Bu aşamada soruşturma devam ediyor.”
Altaş’ın Amerika’ya yasal olmayan yollardan gittiğini söyleyen Bakan Gürlek, “Çok önce gidiyor Amerika'ya, yasal olmayan yollardan gidiyor. Daha sonra tabii orada herhalde anladığım kadarıyla biri oturum çıkartıyor, oturum alıyor. Biz bunun hakkında kırmızı bülten çıkarttık, iadesini istedik. Artık yetkili makamların dikkatine sunuyoruz.“ dedi.
“BİZİM AMACIMIZ KIZCAĞIZIMIZIN BİR MEZARI VARSA AİLESİNİN DUA ETMESİ”
“Bizim amacımız, bizim uğraşımız kızcağızımızın bir mezarı varsa ailesinin o mezarının yerini bilmesi, dua etmesi, Başsavcımızın da bizim de tek uğraşımız, amacımız, temennimiz bu.” diyen Bakan Gürlek, dosyanın 6 yıl sonra tekrar açılmasının yeni delillerin tespit edilmesiyle gerçekleştiğini kaydetti.
“YARGI DOSYANIN KAPAĞINDAKİ İSME, MAKAMA, MEVKİYE BAKMAZ”
Hakim ve savcıların delile baktığını asla dosyanın içinde geçen isimlere, makamlara bakmadığının altını çizen Bakan Gürlek konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Yargıda şöyle bir şey yoktur; işte o vali, o kaymakam, o siyasetçi, o belediye başkanı. Yargı bunlara bakmaz. Yargı dosyanın kapağındaki isme bakmaz, makamına mevkisine bakmaz. Burada suç var mıdır yok mudur yargı ona bakar. Ben özellikle açıklamalarında bunu söyledim. ‘Ucu nereye giderse gitsin’ derken zaten savcılarımız da bunlara bakmaz. Ben başsavcılık yaptım, ağır ceza mahkemesi başkanlığı yaptım. Burada dosyanın kapağında yazılan isimler önemli değildir. Burada suç var mıdır, yok mudur, deliller var mıdır ve hakim vicdani kanatine göre ve dosyadaki delillere göre karar verir. Burada da Başsavcılığımız elbette delilleri topluyor, delilleri topladıktan sonra kendisi ya iddianame düzenleyecek ya da tekrardan takipsizlik kararı verecek.”
Takipsizlik kararı verilen dosyalarda delil bulunduğu zaman dosyaların tekrar açıldığını anlatan Bakan Gürlek, “Savcılık gerçekten ince bir işçilik yaptı. Delilleri topladı. Zor şartlar altında. Özellikle jandarma teşkilatıyla birlikte yaptı. Şimdi daha bir profesyonel ekip bakıyor. Ankara merkezden bir ekip görevlendirildi.” dedi.
“CESEDİN BULUNAMAMASI O OLAYIN CİNAYET OLMADIĞI SONUCUNU DOĞURMAZ”
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Gülistan Doku’nun cesedinin bulunamamasının o olayın cinayet olmadığı sonucunu doğurmayacağını ifade ederek, “Şimdi tabi gizli tanık beyanları aslında örtüşüyor. Yani genelde gizli tanık beyanları dosyanın geldiği aşamayla örtüşüyor. Gizli tanık da aslında diyor ki burada gömüldü daha sonradan mezarın yeri değiştirildi diyor. Gerçekten de oraya gömüldüğü de toprak yapısı da ortaya çıkıyor. Kamuoyunda özellikle şunu diyorlar, ‘İşte efendim ceset yoksa fail yoktur, ceset yoksa cinayet yoktur.’ Şimdi burada öyle bir şey yok. Burada cesedin bulunamaması o olayın cinayet olmadığı sonucunu doğurmaz. Burada ikrarlar vardır, deliller vardır, kamera kayıtları vardır. Bu tabir yanlış.” diye konuştu.
GÜLİSTAN DOKU OLAYINDA NET DELİLLER VAR
Gülistan Doku soruşturmasında net delillerin olduğunun altını çizen Bakan Gürlek, “Soruşturmayla ilgili bizim açıklama yapmamız uygun değil. Soruşturmanın gizli. Ama şu var yani biliyorsunuz kamuoyuna da yansıdı. İki tane delil var. Özellikle bir sim kartın aileden alınarak işte Ankara'da bir özel siber polisine gönderilip içindeki bilgilerinin silinmesi var. Bu açık net. Zaten itiraflar da var. Bir de hastane kayıtlarının silinmesi var. Normalde kızcağız, hastaneye gitmiş. Hastane kayıtları silinmiş. Bu iki tane vaka belli.” dedi.
“TOPLUMDA HASSASİYET OLUŞTURAN DOSYALARA YENİDEN BAKILIYOR”
Bakan Gürlek, Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde bir ekip kurarak daimi aramaya alınmış, intihar şüphesi bulunan dosyaların tekrardan incelendiğini ifade etti. Soruşturmaları başsavcılıkların yaptığının altını çizen Bakan Gürlek, “Bu dosyaları arkadaşlarımız farklı bir gözle bakıyorlar, inceliyorlar. Bir ekip kurduk, böyle dosyaları inceliyor arkadaşlarımız, bakıyor. Biz bir anlamda şunu yapıyoruz, farklı bir gözle bakabiliyoruz. Ama burada tabii elbette soruşturmayı yapacak makam ilgili savcılık. Yani burada biz soruşmayı yapmıyoruz. Ama inceliyoruz, oradaki savcı arkadaşla sürekli olarak müzakere ediyoruz“ diye konuştu.
Herhangi bir karar tesis etmediklerine vurgu yaparak Bakan Gürlek, sadece toplumda hassasiyet oluşturan dosyalarda gözden kaçan bir şey var mı diye bakıldığını belirtti.
Bir anlamda teknik destek verdiklerinin altını çizen Bakan Gürlek, “Soruşturma makamı kesinlikle savcımız. Bizim onun takdir hakkına, onun yetkisine karışma yetkimiz yok.” dedi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek Gülistan Doku soruşturması kapsamında tutuklanan eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in yargılama soruşturmasının Erzurum’da yapılması ile ilgili şöyle konuştu:
“Kamu görevlileri bakımından bir yargılama soruşturma usulü var. Kaymakam ve valiler hakkında soruşma yapma makamı, suç yerine en yakın ağır ceza merkezinin bulunduğu başsavcılık yapar . Burada suç yeri Tunceli biliyorsunuz. Tunceli'ye en yakın Ağır Ceza Merkezi Erzurum. Erzurum olduğu için Erzurum Başsavcılığı tarafından soruşturma yapılıyor. Bu kanunda yazan bir madde. Bu kanun gereği böyle.”
ESKİ VALİNİN TUTUKLANMASI
Adalet Bakanı Akın Gürlek Gülistan Doku soruşturması kapsamında tutuklanan eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in yargılama soruşturmasının Erzurum’da yapılması ile ilgili şöyle konuştu:
Şimdi şöyle, kamu görevlileri bakımından bir yargılama soruşturma usulü var. Kaymakam ve valiler hakkında soruşma yapma makamı, suç yerine en yakın ağır ceza merkezinin bulunduğu başsavcılık yapar . Burada suç yeri Tunceli biliyorsunuz. Tunceli'ye en yakın Ağır Ceza Merkezi Erzurum. Erzurum olduğu için Erzurum Başsavcılığı tarafından soruşturma yapılıyor. Bu kanunda yazan bir madde. Bu kanun gereği böyle yani.”
NARİN GÜRAN DAVASI
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Narin Güran davası ile ilgili yeni deliller çıkması halinde yargılamanın yeniden yapılabileceğini söyledi. Yeniden yargılama sebeplerine değinen Bakan Gürlek, “Şimdi narin davası ile ilgili olarak Yargıtay tarafından kesinleşti. Orada biliyorsunuz anne, amca ve kardeş hakkında ağırlaşmış müebbet hapis cezası verildi. Bir de Nevzat Bahtiyar. Nevzat Bahtiyar hakkında yargıtay buradaki eylemin daha ağır olması gerektiğini bozdu. İlk derece mahkemesi 17,5 yılı ceza verdi. Şimdi şöyle kesinleşen dosyalarda da yeni bir delil ortaya çıkarsa, burada yargılama yenilenmesi yapabilir.” dedi.
“TÜM TÜRKİYE’NİN ADALET BAKANIYIZ”
Tüm Türkiye’nin Adalet Bakanı olduğunun altını çizen Bakan Gürlek, kendisini muhalefet partilerinden kimsenin ziyaret etmediğinin altını çizdi. Kimin adalet duygusuna ihtiyacı varsa her zaman onların yanında olduğunun altını çizen Bakan Gürlek, “Biz tüm Türkiye'nin Adalet Bakanı'yız diyoruz. Burada mağdur ya da adalet duygusuna kim mağdursa, kim haklıysa, adalet duygusuna kim ihtiyacı varsa ben her zaman diyorum onların yanındayım.” Dedi.
“MAHKEME DELİLE GÖRE KARAR VERİR”
Ekrem İmamoğlu dosyası ile ilgili 143 eylem hakkında isnat yapıldığını açıklayan Bakan Gürlek, “407 sanık hakkında iddianame kabul edildi. Artık yargılama aşaması başladı. Mahkeme yargılama yapıyor. Bildiğim kadarıyla da belirli bir aşamaya geldi. Yani orada tabii biz soruşturma aşamasında görev yaptık. Başsavcıydım. İddianameyi düzenledim. Biz görevimizi yaptık artık dava yargılama aşaması başladı mahkemenin takdiri. Şimdi şunu ayırmamız lazım burada mahkeme maddi delillere göre ve vicdani kanaatine göre karar verir. Burada hatırladığım kadarıyla 143 eylem hakkında isnat yapılmıştı.“dedi.
“MAHKEME SALONLARI SİYASET ARENASI DEĞİLDİR”
Mahkeme salonlarında kesinlikle siyaset yapılmaması gerektiğinin altını çizen Bakan Gürlek, “Önemli davalara bakmak nasip oldu. Mahkeme salonları siyaset arenası değildir. Orada yargılama faaliyeti yapılır. Orada savunma alınır, deliller tartışılır, herkes delillere karşı söz alır, tanıklara soru sorulur, mahkemenin aklına takılan bir şey varsa bunları açıklattırılması istenir.” dedi. Mahkeme salonunda yapılmak istenen selamlama konuşmasına da değinen Bakan Gürlek, “Burada yani maalesef görüyoruz orada işte selamlama konuşması gündeme gelmişti hatırlıyorsunuz. Yani böyle bir usul yok. Burada savunma yapılır, deliller tartışılır. Mahkeme salonlarını ayrı tutmamız gerekiyor. Ve hakimler de kesinlikle buradaki siyasi tartışmalara göre karar vermezler. Dosyadaki delillere göre karar verirler. Mahkemeler Türk milleti adına yargılama yapar. Türk milleti adına hakimler vicdanı kanaatine göre karar verir.” diye konuştu.
CHP’NİN ‘KUMPAS OPERASYONU’ İDDİASI
Bakan Gürlek, CHP’nin ‘Kumpas Operasyonu’ iddiasına katılmadığının altını çizerek, “Yani burada bakın maddi deliller var. Biliyorsunuz MASAK raporları var. İtirafçı beyanları var. Banka hesapları var. HTS kayıtları telefon trafikleri var. Yani 143 tane eylem var. Bunlar tek tek hepsi somut olarak İddianamede belirtilmiş. Şimdi bunu niye söylüyorum? İddianame artık kabul edildiği için. Burada artık bu iddianame kabul edilince yargılama aşaması başlıyor. O yüzden bu konuşulabilir. Ben ona katılmıyorum. Elbette bunu sanıklar söyleyebilirler. Bu siyasi yargılamadır diyebilirler. Ama dosyadaki delilere bakmak lazım. Burada mahkemede mutlaka dosyadaki delilere bakacak. “ dedi.
SAVCI HAKİM İSME, PARTİYE DEĞİL DELİLE BAKAR
Adalet Bakanı Gürlek, belediyelerle ilgili soruşturmalara yönelik soru üzerine şu yanıtı verdi:
“Dosyaların bir olgunlaşma aşaması var. Deliller toplanıyor, MASAK raporlar alınıyor, tanık beyanları alınıyor. Bildiğim kadarıyla İstanbul ya da diğer Başsavcılarımızın hepsi burada parti önemli değildir. Bakın bu kesinlikle burada yolsuzluk var mı, dolandırıcılık var mı? Kamuya tahsil edilmesi gereken paraların şahsa geçilmesi durumu var mı? Bunlara bakar. Burada partinin önemi yoktur. Burada AK Parti'dir, CHP'dir, başka parti de olabilir. Belki ileride onlara da olabilir. Bu partilerle ilgili bir sorun değildir. Savcılık şuna göre hareket etmez. A partisi, B partisi, C belediye başkanı. C Siyasi Parti Başkanı, buna göre hareket etmez. Dosyanın kapağındaki şüpheli ismi savcıyı ilgilendirmez. Dosyadaki deliller savcıyı ilgilendirir. Burada dediğiniz gibi şu an devam eden bir soruşturma vardır ya da henüz operasyon aşamasına gelmeyen bir dosya vardır. Bunu elbette biz bilemeyiz. Sürekli olarak Cumhur İttifakına operasyon yapılmıyor korunuyor, kollanıyor deniliyor. Hakkında işlem yapılan belediye başkan sayısı 30, mahkumiyet kararı verilen başkan sayısı 13, yargılaması devam eden yani mahkemesi devam eden başkan sayısı 7, diğer karar verilen 10. Yani baktığın zaman burada savcılığın parti ayırmadan işlem yaptığını görüyoruz."
YASAL DÜZENLEME GERİKİYORSA YAPACAĞIZ
Bakan Gürlek, uzun süren yargılamaların önüne geçmek için 12. Yargı Paketinde çalışmalar bulunduğunu belirtti. Hedef sürelere uyulması açısından da Yargının Etkinliği Bürosunun aktif çalıştığını aktaran Bakan Gürlek şöyle konuştu:
“İl ziyaretlerimde özellikle meslektaşlarımla çok sık görüşüyorum çünkü buradaki uygulamacılar onlar. Bir boşanma davası 8 yıl sürüyor. Daha sonra bölge adliyeye gidiyor, daha sonra Yargıtay’a gidiyor. Yani 10 yıl süren bir boşanma davası var. Burada şahıs bir hayat kuramıyor. Sürekli bir nafaka ödüyor. Biz burada sorunları yerelden, yerinden özellikle tespit ediyoruz. 12. Yargı Paketi üzerinde çalışmamız var. Elbette yargının hızlandırılması için tedbirleri alacağız. Özellikle kamuoyunda bazı davaların uzunluğu tartışılıyor. Yargının Etkinliği Büromuz var. Yargının Etkinliği Büromuz çok önemli. Özellikle hakim arkadaşlarımızın biz hepsinin özveriyle dosyalara çalıştığını düşünüyoruz, ama bazen hakim arkadaşlarımız dosyayı safsaklayabiliyor. Yani süresinde karar vermesi gerekirken o süreyi uzatabiliyor. Hangi davanın ne kadar sürede karara bağlanacağı bizde belli. Hedef süre var. Ne demek? Bir kira davası 6 ayda karara bağlanacak. Burada bütün hakimlerimiz de bunu bilir. Şimdi burada hedef süre neden aşılıyor? İşte buna bakmamız lazım. Şimdi eğer hakimin şahsından kaynaklanan bir hedef süre aşımı varsa burada elbette biz hakim hakkında gerekli işlemleri yapacağız. Eğer burada hakimin şahsından kaynaklanmayan sistemden kaynaklanan bir yasal mevzuat düzenlemesi gereken bir şey varsa biz onu yapacağız. Gerekiyorsa yeni mahkeme kuracağız.”
‘ALO ADALET’ İLE VATANDAŞA DAVASININ HANGİ AŞAMADA OLDUĞUNUN BİLGİSİNİ VERECEĞİZ
Yargının Etkinliği Bürosuyla birlikte yargının hızlanılmasını hedeflediklerini aktaran Bakan Gürlek, “Vatandaş ‘Alo Adalet' birlikte dosyasının ne aşamada olduğunu bilecek. Vatandaş aile mahkemesinde açmış olduğu bir nafaka davasının 8. ayda arıyor ‘Benim davam bitmedi.’ Biz diyeceğiz ki vatandaşa, ‘Senin henüz yargılaman devam ediyor, makul süre içerisinde.’ Ama eğer makul süre aşılmışsa biz vatandaşa hangi aşamada olduğunu dosyanın bilgi vereceğiz. Özellikle bir muhataplık anlamında vatandaş bunu fark edecek.” Bakan Gürlek, 12. Yargı Paketinde özel düzenlemelerin yer alacağını kaydetti.