SON DAKİKA KABİNE TOPLANTISI KARARLARI: Cumhurbaşkanı Erdoğan: Ana muhalefet içindeki tartışma bizi ilgilendirmiyor

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen Kabine Toplantısı sona erdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kabine Toplantısı sonrasında önemli açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları:
Toplantımızda aldığımız kararlara geçmeden önce, tüm milletimizin geçmiş Kurban Bayramını yürekten tebrik ediyorum. Bayramlar mahzun gönüllerin aydınlandığı, dargınlıkların ve kırgınlıkların unutulduğu, 86 milyonun ve tüm Müslümanların aynı duada buluştuğu müstesna zaman dilimleridir. Bu bayramda da milletimizin kenetlendiğini, ihtiyaç sahipleriyle dayanışma içinde olduğunu görmekten büyük memnuniyet duyduk.
9 günlük tatilde vatandaşlarımız memleketlerinde oldular, aileleriyle birlikte dolu dolu geçirdiler. Bayram vesilesiyle yaşadığımız bu güzelliklerin daim olmasını temenni ediyorum.
Bayramın neşesi gönüllerimizi sarıp sarmalarken, diğer taraftan trafik kazalarında kaybettiğimiz 70 vatandaşımızın acısı milletçe hepimizin yüreğini dağlamıştır.
Trafik kazalarında yitirdiğimiz tüm kardeşlerimize Cenab-ı Allah'tan rahmet, yakınlarına sabır diliyorum. Tedavileri devam eden vatandaşlarımıza da aynı şekilde Yüce Mevla'dan acil şifalar niyaz ediyorum.
Tek bir insanımızın dahi burnunun kanamasına tahammülümüz olmasa da gerek ölümlü kaza sayısı, gerekse vefat ve yaralı sayısı geçmiş yıllara göre bu sene azalmıştır. Yeni yollar, yoğun trafik tedbirleri, hava destekli denetimler ve ağır vasıta kısıtlamaları gibi önlemler neticesinde trafik güvenliğinde kayda değer iyileşmeler sağlanmıştır.
"DEV ULAŞIM ALTYAPISINA SAHİBİZ"
Göreve geldiğimizde Türkiye'nin dört bir yanını birbirine bağlayan güçlü bir ulaşım ağı yoktu. Şimdi ise dev bir ulaşım altyapısına sahibiz. Yol medeniyettir şiarıyla sonra 23 yılda ülkemizin ulaşım altyapısına devasa yatırımlar yaptık.
Yatırımlarımız sayesinde 2002'de 6 bin 101 olan bölünmüş yol uzunluğumuz 30 bin 51 km'ye çıktı. 77 ilimiz duble yollarla birbirine bağlandı.
Otoyol uzunluğumuzu 1.714 kilometreden aldık, 3.796 kilometreye çıkardık. Dağları tünellerle, vadileri ve akarsuları köprüler ve viyadüklerle geçtik. 311 kilometre olan köprü ve viyadük uzunluğumuzu 821 kilometreye, sadece 50 kilometre olan tünel uzunluğumuzu 856 kilometreye yükselttik.
Demiryolu, önem ve öncelik verdiğimiz bir diğer alandır. Türkiye hızlı trenin konforuyla ilk defa bizim dönemimizde tanışmıştır. 2.251 kilometreye ulaşan hızlı tren hatlarımızı bayram boyunca 322 bin yolcumuz kullandı.
"HAVA YOLU HALKIN YOLU HALİNE GELDİ"
Havayolunu halkın yolu hâline getirerek bir zamanlar yalnızca elitlerin faydalandığı imkânları milletimizin istifadesine sunduk. 2002’de 26 havalimanımız varken şimdi 58 havalimanımızla yıllık yaklaşık 250 milyon yolcuya hizmet veriyoruz.
Bundan 13 sene evvel yapılmasın diye ortalığı yakıp yıkanların karşı çıktığı İstanbul Havalimanımız bugün dünyanın en prestijli havalimanları arasında gösteriliyor. İstanbul Havalimanımız dün 1.730 uçak trafiğiyle rekor kırdı.
Ulaştırma yatırımlarımızın üretime etkisi 2 trilyon doları bulmaktadır. Bu yatırımların yıllık ortalama istihdama etkisi ise 1 milyon 200 bin civarındadır. Ekonomideki katkılarının yanı sıra bu yatırımlar sayesinde vakit ve yakıt israfı önlenmiş, çevre kirliliği azaltılmış, turizmden tarıma birçok sektörde ilave katma değer üretilmesi sağlanmıştır.
2026 yılı için hedefimiz, 144’ü karayolu olmak üzere toplam 188 projeyi halkımızın istifadesine sunmaktır. Özellikle 42 şehrimizi birbirine bağlayacak olan Ankara-Kırıkkale Delice Otoyolu ile ilgili çalışmalarımızı hızlandırmış durumdayız.7 kavşak, 4 tünel, 8 viyadük ve 22 kavşak köprüsünün yer aldığı, toplam 120 kilometre uzunluğundaki bu projeyi inşallah gelecek yıl hizmete alacağız.
"İSTANBUL TÜRK VE MÜSLÜMANDIR"
Bizler Haliç Kongre Merkezi'nin bahçesini dolduran binlerce kardeşimizle fetih coşkusunu hep beraber idrak ettik.
Evet, İstanbul'un Bizans işgalinden kurtulmasıyla asıl kalpler fethedilmiş, harap bir şehir olarak Bizans'tan alınan Konstantiniyye, Sultan Fatih'in vakıflara dayanan imar seferberliğiyle Yahya Kemal'in “Türk İstanbul” dediği muhteşem bir Türk-İslam şehrine dönüşmüştür. Minarelerinden ezanı Muhammediyeler yükselen Ayasofya, aynı zamanda fetih mübininin de sembolü olmuştur. Ancak bu sembol uzun yıllar mahzun ve boynu bükük bırakılmıştır. 86 yıllık hicranın ardından Fatih'in emaneti Ayasofya'nın kapısına vurulan zincirleri kırarak fetihin bağrında açılan bu yarayı hamdolsun biz kapattık.
Yıllarca gözü yaşlı ve gönlü yaslı olan Ayasofya, artık kubbesinde inleyen Kur'an-ı Kerim tilavetiyle, minarelerini süsleyen ezanı Muhammediyelerle İstanbul'un bağrından yükselen kutlu bir sancak olarak medeniyetimizdeki mümtaz makamına tekrar kavuşmuştur. İstanbul'un duvarlarını “Zulüm 1453'te başladı” yazılarıyla kirleten Bizans artıkları halen kabullenmekte zorlansa da İstanbul Türktür, Müslümandır, Allah'ın izniyle kıyamete kadar da Türk ve Müslüman kalacaktır.
Şunun altını çizerek bir kere daha ifade etmek isterim ki İstanbul'un fethi ve Fatih ruhundan koparılmasına asla göz yummayacağız. Bu aziz şehri iş bilmez, tarih bilmez, kadro kıymet bilmez kifayetsizlerin insafına bırakmayacağız. İstanbul'a hizmet etmeyi, bu güzel şehre yatırım yapmayı, İstanbul'a yakışan dev projelere imza atmayı sürdüreceğiz. Peygamber Efendimizin müjdesine nail olan Sultan Fatih'i, o büyük kumandanın kahraman ordusunun tüm neferlerini rahmetle yâd ediyor, ilk fetih hareketinden günümüze kadar toprakları mübarek kanlarıyla şereflendiren tüm kahramanların aziz ruhları şad olsun diyorum.
"TÜRKİYE ARTIK ESKİ TÜRKİYE DEĞİL"
Şunun bilinmesinde fayda olduğuna inanıyorum: İktidar ve ittifak olarak, tarihi değişimlerin yaşandığı bir dönemde tarihi bir sorumluluk üstlendiğimizin gayet idrakindeyiz.
Bölgemizde ve dünyada yaşanan gelişmeleri günlük siyasi hesaplarla değil, Türkiye'nin uzun vadeli çıkarları perspektifiyle değerlendiriyoruz. Attığımız her adımda, aldığımız her kararda, yürüttüğümüz her diplomatik temasta temel önceliğimiz ülkemizin güvenliği, milletimizin huzuru ve devletimizin bekasıdır.
Türkiye artık eski Türkiye değildir. Kendi gündemini belirleyen, krizlerin çözümünde aranan, masada ve sahada güçlü şekilde varlık gösteren bir ülkedir. Savunma sanayisinden dış politikaya, enerjiden ulaştırmaya kadar birçok alanda elde ettiğimiz başarılar bunun en somut göstergeleridir.
Elbette önümüzde aşmamız gereken engeller, çözmemiz gereken meseleler bulunmaktadır. Ancak milletimiz müsterih olsun. Türkiye'nin karşı karşıya olduğu her sınamayı aşacak gücü, iradesi ve kapasitesi vardır. Biz de bunun için gece gündüz çalışıyor, ülkemizi hedeflerine ulaştırmak için mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Birliğimizi, beraberliğimizi ve kardeşliğimizi koruduğumuz müddetçe hiçbir güç Türkiye'nin yükselişine engel olamayacaktır. Türkiye Yüzyılı hedeflerimize doğru emin adımlarla ilerlemeye devam edeceğiz.
"ANA MUHALEFET PARTİSİ İÇİNDEKİ TARTIŞMALAR BİZİ İLGİLENDİRMİYOR"
Biz birileriyle laf yarıştırmanın değil, kutsal emanetini taşıdığımız aziz milletimize daha parlak bir gelecek hazırlamanın yarışı içindeyiz. Sadece buna odaklanıyor, zihnimizi sadece bununla meşgul ediyoruz.
Ana muhalefet partisi içindeki tartışmaların hiçbiri bizi ilgilendirmiyor. Kurultay salonlarından mahkeme koridorlarına taşan bu siyasi ve hukuki mücadelenin hiçbir yerinde yokuz, olmadık ve olmayacağız.
Siyasi ikballeri için huzursuzluk üretmeye çalışanlar unutmasınlar ki bu toprakların mayası şiddete, nümayişe, sokak terörüne, hukuk tanımamazlığa prim vermez. Biz de hangi bahaneyle olursa olsun sokaklarımızın karıştırılmasına, milletimizin kutuplaştırılmasına, halkımızla güvenlik görevlilerimizin karşı karşıya getirilmesine müsaade etmeyiz.
Böylesi hassas bir dönemde Türkiye'nin dikkatini dağıtmaya, milletimizin gönül ahengini bozmaya kimsenin hakkı yoktur ve olmaz. Ülkemizin suni kayıkçı kavgasına değil, başta terörsüz Türkiye sürecimiz olmak üzere 86 milyonu ilgilendiren meselelerde ortak zeminde buluşmaya, mutabakata, güç birliği yapmaya ihtiyacı vardır.
'TERÖRSÜZ TÜRKİYE' MESAJI
Terörsüz Türkiye sürecini her türlü polemikten uzak ele almak, çözüm çabalarına samimiyetle katkıda bulunmak siyaset kurumunun görevidir.
Biz iktidar ve ittifak olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da yapıcı olmaya, kucaklayıcı olmaya, birleştirici olmaya özen göstereceğiz. Bunu yaparken milletimizin çıkarlarını önceleyecek, Türkiye'nin istikbalini her türlü siyasi mülahazanın üstünde tutmaya devam edeceğiz.