Son dakika... Kahramanmaraş'ta okulda 9 kişiyi öldüren saldırganın babası Uğur Mersinli'nin ifadesi ortaya çıktı

Türkiye Kahramanmaraş’ta bir ortaokuldaki katliam ile sarsıldı. 8. sınıf öğrencisi İsa Aras Mersinli, beş silah, yedi şarjörle geldiği okulda iki sınıfa girerek rastgele ateş açtı. Saldırıda dokuz kişi öldü, 20kişi yaralandı. Kendi yaşamına da son veren saldırganınanne ve babasıgözaltına alındı. Saldırganın 1. Sınıf Emniyet Müdürü ve Polis Başmüfettişi olan babası Uğur Mersinli'nin hakimlik ifadesi ortaya çıktı. Pazartesi günü oğluna poligonda atış yaptırdığını belirten baba Mersinli "Yaklaşık 2 aydır da evimizin yakınında bulunan özel bir uzman psikoloğa İsa Aras’ı götürüyordum. Söz konusu psikolog ise oğlumun toplumla uyumu noktasında problem yaşayabileceğini, biraz takip edilmesi gerektiğini, ilerleyen zamanlarda psikiyatrik tedavi gerekebileceğini söyledi. En son 3 hafta önce psikoloğa gitmiş ancak son zamanlarda psikoloğa gitmekten kaçındı” dedi.
İşte uğur Mersinli'nin ifadesinin tam metni:Çocukların olduğunu ve oğlumun vefat ettiğini öğrenmiş oldum. Daha sonra savcı talimatıyla gözaltı işlemleri yapıldı. Oğlum İsa Aras’ın olay kapsamında kullandığı silahlar ve mermiler bana aittir. Benim kendime ait 7 tane taşıma ruhsatlı silahım vardır, iki tane de av tüfeğim vardır. Bunlardan mevzuat kapsamında sahipliği kendi adına olan tüfeklerdir. Oğlum İsa Aras olay yerine bana ait silahlardan 5 tanesini alıp götürdü. Benim silahlarım yatak odasında muhafaza edilmektedir. Silahların ve nemlerin (mermilerin) hepsi kilitli Maraş sandığı içerisindedir. Şarjörler silahlara takılı vaziyette bulunmaz. Ben silahları üzerime alacağım zaman silahları ve şarjörleri farklı sandıklar içerisinden alarak dışarı çıkarmışım. Söz konusu Maraş sandıkları kendinden kilitli sandıklardır. İsa Aras sandıkların nasıl açıldığını öğrenmiş ancak ben kendisinin yanında sandıklarımı açtığımı hatırlamıyorum. Sandıklar sürekli olarak kilitli vaziyettedir. Olay günü oğlum İsa Aras’ın sandıkları nasıl açtığını bilmiyorum. Oğlum İsa Aras söz konusu sandıkların nasıl açıldığını internetten öğrenmiş olabilir. Oğlum Aras çok iyi bir internet kullanıcısıydı, kendisine ait vipleri bile varmış. Ana dili gibi İngilizce konuşmaktadır. Çok zeki bir çocuktur.
2 AYDIR PSİKOLOĞA GİDİYORDU
Baba Uğur Mersinli, “Oğlumun tipik ergenlik ve sınav sorunları, stresleri bulunmaktaydı. Oğlumu bu durum nedeniyle emniyetteki psikolog arkadaşlara götürdüm ancak emniyetteki psikolog arkadaşlar olumsuz bir durumun olmadığını, oğlumun çok zeki olduğunu söylediler. Yaklaşık 2 aydır da evimizin yakınında bulunan özel bir uzman psikoloğa İsa Aras’ı götürüyordum. Söz konusu psikolog ise oğlumun toplumla uyumu noktasında problem yaşayabileceğini, biraz takip edilmesi gerektiğini, ilerleyen zamanlarda psikiyatrik tedavi gerekebileceğini söyledi. En son 3 hafta önce psikoloğa gitmiş ancak son zamanlarda psikoloğa gitmekten kaçındı”
Oğlum bilgisayar ve cep telefonunu İngilizce modda kullandığı için, benim de İngilizce bilmemem nedeniyle oğlumun cep telefonu ve bilgisayarda ne ile meşgul olduğunu takip edemedim. İsmini bilmemekle birlikte oğlum sık sık savaş oyunu oynadığını görürdüm. Ben kendisine ne yaptığını sorduğumda ise bana "öf ya" tarzında cevap vererek geçiştirirdi, sağlıklı bir cevap alamazdım.
“SİLAHLARA MERAKI VARDI”
“Oğlum İsa’nın öncesinde silahlara merakı yoktu ancak yaklaşık 1 ay öncesinde bana arkadaşlarının silahla atış yaptığını, kendisine ne zaman atış yaptıracağını sordu. Yine yaklaşık bir ay önce işten gelip kısa süreliğine silahı yatak odasında şifonun yerine bırakmıştım, oğlumun silahı eline almaya yeltendiğini gördüm ve kendisine kızdım. Kendisinin silahlara merakı olduğunu fark edince ben kendisine silah kültürümüzden bahsettim, silahın namus olarak adlandırıldığından bahsettim. Yine kendisine emekli olduğumda kendisine silahlardan bir tanesini bırakacağımı söyledim. Bu söylemdeki kastım oğlumun silaha karşı hevesini ertelemekti. "İleride sicilin temiz olursa ve iyi bir okul okursan sana da silah alabiliriz" diyerek kendisine umut satmış, bunun üzerine oğlum bana "Amerika’da herkes silah alabiliyor" dedi. Ben de kendisine ülkemizde kimlerin silah alabileceğini, taşıyabileceğini söyledim. Oğlum arkadaşlarının silah ile ateş ettiklerini, benim de kendisine silah ile ateş ettireceğimi söyledi. Bu konuşma geçtiğimiz hafta Perşembe ya da Cuma günü gerçekleşmiş olabilir. Ben de kendisine haftaya güneşli bir günde poligona atış yapmaya gideceğimi, kendisini de götürebileceğimi söyledim.”
PAZARTESİ GÜNÜ EMNİYETİN POLİGONUNUNDA ATIŞ YAPMIŞLAR
Mersinli, “Daha sonra bu hafta Pazartesi günü emniyetin poligonuna giderek kendime ait silah ile atış yaptım, oğluma da birkaç el atış yaptırdım. Oğluma karşıdaki hedefi gösterdim, silahın rastgele kullanılmayacağını, hedef alınarak atış yapılacağını söyledim. Ben oğlum atış yaparken birkaç fotoğraf ve videosunu çektim. Bundaki kastım hatıra olarak kalmasıydı ve hevesini köreltmekti. Fotoğrafları daha sonra WhatsApp üzerinden oğlum İsa’ya gönderdim. Emniyetten öğrendiğime göre oğlum söz konusu fotoğrafları arkadaşlarına göstermiş, arkadaşları hayretle karşılamış.”
Benim evimdeki silahlar, mermiler, şarjörler dolu vaziyette bir arada bulunmaz. Oğlum gördüğü bir şeyi unutmaz. Silahların ve mermilerin muhafaza edildiği Maraş sandıklarının üç düğmesi vardır, söz konusu üç düğmeye temas edildiği anda sandıklar açılır.
Çocuğum sürekli bilgisayar ve cep telefonu ile meşgul olduğu için merak edip kontrol etmek istedim ancak oğlum bana şifreleri vermedi. Zararlı içeriklerden etkilenebileceğini düşünerek kontrol etmek istemiştim. Oğlum cep telefonu ve bilgisayardan oyun oynarken bir taraftan İngilizce konuşurdu ancak ben kendisinin ne konuştuğunu anlamadım. Oğlum interaktif (konuşmalı, çevrim içi) oyunlar oynardı. Odasına girdiğimde ise her şeyi kapatır, bize bir şey göstermek istemezdi. Biz de bu nedenle bu zamana kadar olumsuz bir durumunu tespit edemedik.
Olay günü ve olaydan önce bir tartışmamız olmadı. Oğlumun dakikası dakikasını tutmazdı, duygu durumu sürekli değişkenlik gösterirdi. Oğlumun daha öncesinde rehber öğretmeni ile görüşmüştük. Oğlum sınavlardan düşük not aldığı zaman agresif hareketler sergilerdi ancak oğlumun öğretmenlerine veya öğrencilere karşı herhangi bir olumsuz hissiyatta bulunduğunu fark etmedim. Hatta zaman zaman okulda sana zorbalık yapan, seni hor gören arkadaş ya da öğretmenin olup olmadığını sorardım ancak kendisi bana "hayır, öyle bir şey yok" derdi. Oğlumun zaten arkadaş çevresi çok kısıtlıydı. Oğlum İsa toplam 8 senede 3 yıl okula gidebildi çünkü eğitim döneminin bir kısmı pandemiye, bir kısmı deprem dönemine denk geldi.