Yapay zekâ ayrımcılığı pekiştiriyor

Haz 27, 2026 - 08:54
Yapay zekâ ayrımcılığı pekiştiriyor

Çiğdem Yılmaz - Yapay zekâ,hızla yaygınlaşırken, mevcut toplumsal eşitsizlikleri de dijital ortama taşıyor. Birleşmiş Milletler Kadın Birimi’nin (UN Women) paylaştığı verilere göre, 133 yapay zekâ sistemi üzerinde yapılan araştırmada sistemlerin yüzde 44’ünün toplumsal cinsiyet önyargısı, yüzde 26’sının ise hem toplumsal cinsiyet hem de ırk önyargısı sergilediği belirlendi.

UN Women, yapay zekânın reklamcılık, pazarlama ve iletişim sektörlerinde yaygın olarak kullanıldığına dikkat çekerek, içeriklerde kimin görünür olacağına ve nasıl temsil edileceğine ilişkin kararların çoğu zaman insan denetimi ve toplumsal cinsiyet bakış açısından yoksun şekilde alındığını belirtti. Bu durumun kadınlara yönelik kalıp yargıları pekiştirdiği ve ayrımcılığı derinleştirdiği ifade edildi.

Araştırmalara göre büyük dil modelleri kadınları daha çok “ev”, “aile” ve “çocuk” kavramlarıyla ilişkilendirirken, erkekleri “iş dünyası”, “kariyer”, “maaş” ve “yönetici” gibi ifadelerle tanımlıyor. Bazı yapay zekâ sistemleri de kadınları cinsel nesne olarak gösteren ya da erkeklere bağımlı bireyler şeklinde betimleyen yanıtlar üretebiliyor.

Dijital şiddet

Raporda, yapay zekâ destekli dijital şiddetin kadınlar ve kız çocukları açısından giderek büyüyen bir tehdit oluşturduğu vurgulandı.

Kadın insan hakları savunucuları, aktivistler ve gazetecilerin yaklaşık dörtte biri yapay zekâ destekli çevrim içi şiddete maruz kaldığını, önemli bir bölümü de kişisel görüntülerinin rızaları dışında paylaşıldığını aktardı. Deepfake teknolojileriyle üretilen sahte görüntülerin ise orantısız biçimde kadınları hedef aldığına dikkat çekildi.