Yazın gözlerinizi bekleyen gizli tehlikeler! Uzmanı anlattı

Peki yaz aylarında en sık hangi göz hastalıklarıyla karşılaşıyoruz? Havuz ve denize girerken nelere dikkat edilmeli? Güneş gözlüğü seçerken hangi özellikler önemli? Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Cem Kesim, PembeNar okurları için yaz aylarında göz sağlığını korumanın püf noktalarını anlattı.
Yaz aylarında göz enfeksiyonları neden artıyor?
Yaz aylarında birçok kişide gözlerde yanma, batma, sulanma, kızarıklık ve kaşıntı gibi şikâyetlerde artış görülüyor. Dr. Cem Kesim, bu belirtilerin çoğu zaman gözün koruyucu yüzeyini oluşturan konjonktivanın iltihabı olan konjonktivitin habercisi olabileceğini belirtiyor.
Artan polen yoğunluğu ve hava kirliliği alerjik konjonktiviti tetiklerken, havuz ve deniz kullanımının arttığı yaz döneminde el hijyenine yeterince dikkat edilmemesi bakteriyel ve viral göz enfeksiyonlarının da daha sık görülmesine neden oluyor. Özellikle halk arasında "göz nezlesi" olarak bilinen adenoviral konjonktivit yaz aylarının en yaygın enfeksiyonları arasında yer alıyor. Terleme, makyaj kullanımı ve gözlere sık dokunmak ise arpacık ve göz kapağı enfeksiyonlarının görülme riskini artırıyor.
Enfeksiyonlardan korunmak için:
- Yoğun polen bulunan saatlerde mümkün olduğunca dışarı çıkmayın.
- El hijyenine dikkat edin.
- Ellerinizi gözlerinize temas ettirmeyin.
- Ortak havlu ve yastık kullanmayın.
- Göz enfeksiyonu belirtileri varsa havuz ve denize girmeyin.
Klima kullanımı göz kuruluğunu artırabiliyor
Yazın sık kullanılan klima ve vantilatörler ortam havasını kurutarak gözyaşı tabakasının daha hızlı buharlaşmasına neden oluyor. Bunun sonucunda yanma, batma, yabancı cisim hissi ve göz kuruluğu gelişebiliyor.
Dr. Kesim'e göre gözyaşı yalnızca gözü nemlendirmiyor; aynı zamanda enfeksiyonlara karşı koruyucu bir bariyer görevi de görüyor. Bu tabakanın bozulması yalnızca rahatsızlık hissine değil, kornea ve konjonktiva enfeksiyonları gibi daha ciddi problemlere de zemin hazırlayabiliyor. Uzun süre ekran karşısında kalmak da göz kırpma refleksini azaltarak göz kuruluğunu artıran önemli etkenlerden biri.
Göz kuruluğunu önlemek için:
- Klimaya doğrudan maruz kalmayın.
- Ortam nemlendiricisi kullanın.
- Ekran karşısında geçirdiğiniz süreyi sınırlayın.
- Gözlerinizi düzenli olarak dinlendirin.
- Şikâyetler devam ediyorsa göz doktoruna başvurun.
Havuz ve denizde kontakt lens kullanıyorsanız dikkat!
Yaz aylarında en çok ihmal edilen konulardan biri de kontakt lens kullanımı. Dr. Kesim, kontakt lenslerle havuza veya denize girmenin ciddi göz enfeksiyonlarına yol açabileceği konusunda uyarıyor.
Özellikle havuz sularındaki klor göz yüzeyini tahriş ederken, kontakt lensler gözü çeşitli mikroorganizmalara açık hale getiriyor. Bunların arasında bulunan Acanthamoeba isimli tek hücreli parazit ise tedavisi oldukça zor ve görme kaybına kadar ilerleyebilen ciddi kornea enfeksiyonlarına neden olabiliyor.
Yazın gözlerinizi korumak için:
- Havuz ve denizde yüzücü gözlüğü kullanın.
- Kontakt lensle havuza, denize, duşa veya saunaya girmeyin.
- Lensiniz suyla temas ettiyse yeniden kullanmayın.
- Ağrı, kızarıklık veya görme bulanıklığı gelişirse vakit kaybetmeden göz doktoruna başvurun.
UV ışınları gözlere kalıcı zarar verebilir
Yaz aylarının vazgeçilmezi güneş, göz sağlığı açısından da dikkat edilmesi gereken önemli riskler barındırıyor. Dr. Cem Kesim, ultraviyole (UV) ışınlarının yalnızca cilde değil, göz dokularına da zarar verdiğini vurguluyor.
Yoğun UV maruziyeti kısa vadede güneşe bağlı retina hasarına neden olabilirken, uzun dönemde halk arasında "göze et yürümesi" olarak bilinen pterjiyum, sarı nokta hastalığının ilerlemesi, katarakt ve hatta göz çevresi ile göz içinde tümör gelişimi riskini artırabiliyor.
Gözlerinizi güneşten korumak için:
- UV ışınlarına doğrudan maruziyeti azaltın.
- Geniş siperlikli şapkalar tercih edin.
- UV filtreli kaliteli güneş gözlüğü kullanın.
- Çocukların da UV korumalı güneş gözlüğü kullanmasını ihmal etmeyin.
Dr. Cem Kesim, yaz aylarında göz sağlığını korumanın büyük ölçüde günlük hayatta uygulanabilecek basit önlemlerle mümkün olduğunu belirterek, uzun süren kızarıklık, ağrı, görme azalması veya yoğun akıntı gibi şikâyetlerde zaman kaybetmeden bir göz hastalıkları uzmanına başvurulması gerektiğini hatırlatıyor.