Erdoğan’dan AHBAP çıkışı

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığınca, ATO Congresium’da, “Türkiye Yüzyılı: İletişimin Yüzyılı” temasıyla düzenlenen 2. İletişim Şurası’nda konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dijital dünyadaki tehlikelere dikkat çekerek “Dijital egemenliği temin ve tahkim etmek birinci önceliğimiz” dedi. AHBAP soruşturmasına da değinen Erdoğan özetle şunları söyledi:
GİDEREK BÜYÜYEN TEHLİKE: Yeni medya araçları ve dijital platformlar bilginin üretim ve ulaşım hızını önemli ölçüde artırmış durumda. Özellikle yapay zekâ modellerinin devreye girmesiyle eğitimden medyaya, ulaşımdan ticarete, sağlıktan tarıma her alanda bu teknolojilerin sağladığı avantajlardan azami surette istifade ediyoruz. Fakat ifade ettiğim araç ve mesaj bahsi tam da burada giderek büyüyen bir tehlikeyi ortaya çıkarıyor.
ALGORİTMA FAŞİZMİ: Günümüzde olgu ve algı arasındaki makas giderek açılırken, kitleler algoritma faşizmi denilen bir cendereye sıkıştırılmaya çalışılıyor. Bu süreçte en fazla zarar gören kavram ise hiç şüphesiz ‘hakikat’ oluyor. Dezenformasyon ve manipülasyonun mevzul miktarda yer aldığı yeni iletişim ortamı bilgiyi güç olmaktan çıkarıp, ona yeni bir elbise giydirerek güçsüzlüğün kaynağı haline getiriyor.
MİLLETİMİZİN İYİ NİYETİ İSTİSMAR EDİLDİ: Biz bu acı gerçekle özellikle Kovid-19 salgınları ve 6 Şubat depremlerinde yüzleştik. Çok yoğun iletişim saldırısına muhatap olduk. Yalan haberlerden provokasyonlara, karalama kampanyalarından beşinci kol faaliyetleri ve algı oyunlarına uzanan geniş bir alanda son derece sinsi operasyonlarla karşılaştık. Milletimizin iyi niyeti açıkça istismar edildi.
Dijital egemenliğimizin tahkimi önceliğimiz
Yalanın hızla yayıldığı, mazlumların sesinin yeterince duyulmadığı bir dünyada hakikat mücadelesinin önemi daha da artmaktadır. İşte bu yüzden dijital egemenliğimizi temin ve tahkim etmek birinci önceliğimizdir. Güçlü ve güvenli bir iletişim altyapısı ise dijital egemenliğin en kritik enstrümanlarından biridir. İletişim vizyonumuzu tüm unsurlarıyla hayata geçirmemiz bu yönüyle önemlidir. İletişimde başarıyı sadece görünürlükle sınırlamak doğru değildir. Asıl başarı, görünür olurken insan onurundan, özellikle mahremiyetten ve hakikatten ödün vermemektir. Mahremiyetin aşıldığı çağımızda, hakikati, mahremiyeti ve toplumsal güveni koruyan bir dijital iletişim ekosistemi inşa etmek temel hedefimizdir.
Terbiye yoksunu tipler
Son haftalarda ortaya dökülen bilgi ve belgeler, 53 binden fazla canımızı toprağa verdiğimiz 6 Şubat depremleri sürecinde neler yaşandığını, hangi oyunların çevrildiğini, devlete ve millete hangi operasyonların çekildiğini, deprem bölgesine ayak basmamış terbiye yoksunu tiplerin nasıl hariçten gazel okuduklarını hepimize çok net biçimde gösteriyor. Kimlerin kimlerle, hangi çarpık ilişkiler içinde olduğu tek tek ortaya çıkıyor.
Bunların hesabı yargımız tarafından soruluyor. Depremi kullanarak siyasi ve ekonomik fırsatçılık yapanlar bugün adalete hesap veriyor. Şunun bilinmesini isterim: Sui misalin emsal olmaması için hukuk zemininde ne gerekiyorsa mutlaka yapacağız, bunda son derece kararlıyız. Ucu nereye varırsa varsın, bundan böyle bu ülkede gerilimden, kutuplaşmadan, korku ve kaygı yaymaktan medet umanların ellerindeki imkânları devlete karşı bir silah olarak kullanmalarına fırsat vermeyeceğiz.
Duran: Propagandayı ters yüz ettik
İletişim Başkanı Burhanettin Duran, toplantıda “Dezenformasyonla mücadele”nin “hakikatin korunması meselesi” olduğunu belirterek, “Gazze, hak ile batıl arasındaki anlatı mücadelesinin en çetin cephesine dönüştü. Bizler, Gazze konusunda Batı menşeli medyaların oluşturduğu dijital kara deliğe hiçbir zaman düşmedik. TRT’mizin ve Anadolu Ajansı’mızın Gazze’den dünyaya ulaştırdığı hakikati sansürlemeye çalışan tekno-faşizme rağmen İsrail’in mağduriyet söylemini, meşru müdafaa kisvesi altındaki propagandasını ters yüz ettik” dedi.
Anlamlı hediye
Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, İletişim Başkanı Duran tarafından Ayasofya’nın yeniden ibadete açılışının 6’ncı yıl dönümü dolayısıyla ressam Kenan Işık’ın Ayasofya tablosu hediye edildi.
Erdoğan: Tarihi bir adım! Irak’tan Türkiye’ye günde 1 milyon varil petrol
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’yi ziyaret eden Irak’ın yeni Başbakanı Ali ez-Zeydi’yi Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde resmi törenle karşıladı. Erdoğan ile ez-Zeydi'nin ikili ve heyetler arası görüşmelerinin ardından anlaşmaların imza töreni ve basın toplantısı düzenlendi. Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, özetle şunları söyledi:
TERÖR GÜNDEMDEN ÇIKACAK: Irak Başbakanı değerli kardeşim Sayın Zeydi kardeşimi bölgemizin içinden geçmekte olduğu bu zorlu dönemde üstlendiği görevi vesilesiyle bir kez daha tebrik ediyorum. İlişkilerimizi kapsamlı şekilde değerlendirdik. İran, Suriye ve Filistin başta olmak üzere bölgesel gelişmeler hakkında fikir teatisinde bulunduk. İnşallah her iki ülkeye de ağır bedeller ödeten terör meselesini kalıcı olarak gündemimizden çıkartacağız.
TARİHİ ADIM: İş birliğimizin bir diğer önemli başlığı enerjidir. Irak-Türkiye ham petrol boru hattı anlaşması dün itibariyle sona erdi. Şimdi hedefimiz, en yakın zamanda iki tarafın da faydasına olacak kapsamlı enerji işbirliği anlaşması imzalanmasıdır. British Petrol'ün operatörlüğünü yürüttüğü Kerkük üretim sahasında Türkiye Petrolleri'ne ortaklık verilmiştir. Bugün imzalanan anlaşma, enerji alanındaki ortaklık açısından tarihi bir adım olmuştur. (Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar'a seslenerek) Sayın Başbakan, 'Türkiye'ye günde 1 milyon varil petrol verebiliriz' diyor. 1 milyon varil. 'Başka yere muhtaç olmayın' diyor. Evet, Sayın Bakan, sağa sola muhtaç olmaya gerek yok. Hemen komşumuz Irak'tan inşallah 1 milyon varil petrolü buraya transfer ettik mi ihtiyacımızı karşılar.
5 anlaşma imzalandı
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Irak Başbakanı ez-Zeydi’nin huzurunda, iki ülke arasında 5 anlaşma imzalandı. İmzalanan anlaşmalar şöyle: “Eğitim ve Akademik İşbirliği Mutabakat Muhtırası, Gençlik ve Spor Alanlarında Mutabakat Zaptı, Sınai Mülkiyet Alanında İşbirliği Mutabakat Zaptı, Fişhabur-Ovaköy Sınır Kapısı Üzerinden Demiryolu ve Karayolu Taşımacılığına İlişkin Mutabakat Zaptı ve Doğal Kaynaklar Karşılığında Irak Cumhuriyeti İçerisinde Ulaştırma Altyapısının Geliştirilmesine İlişkin Çerçeve Mutabakat Zaptı.”