Öğretim süresi yeniden yapılandırılmalı

OZAN ÖMER KADÜKER / İSTANBUL - 2016 yılından itibaren yayımlanan rapordan öne çıkan bulgular şöyle:
Toplam öğrenci sayısı 2024-2025 eğitim-öğretim yılında bir önceki yıla göre 753 bin 742 azalarak 17 milyon 956 bin 523’e düştü.
14-17 yaş grubunda 2023 yılından 2025’e net okullaşma oranı erkeklerde yüzde 8.4, kızlarda ise 7.7 puan düştü.
Yüzde 13.6’ya çıktı
2024’te 14-17 yaş grubundaki çocukların yüzde 8.7’si eğitimin dışındayken 2025’te bu oran yüzde 13.6’ya çıktı. 14-17 yaşta okullaşma oranları son dokuz yılın en düşük seviyesine geriledi.
2023’ten 2025 yılına 3-5 yaş grubunda net okullaşma oranı toplamda 2.6 puan; 4-5 yaş grubunda erkeklerde 2.9, kızlarda 3 puan; 5 yaş grubunda erkeklerde 2.9, kızlarda yüzde 3 puan düştü.
En yüksek Rize
Ağrı’da erkeklerin, Gümüşhane ve Şanlıurfa’da kızların, Muş’ta ise hem erkeklerin hem kızların 14-17 yaş grubunda net okullaşma oranları yüzde 69 bandında.
Erkeklerde Ağrı yüzde 68.6 ile en düşük; Rize yüzde 99.7 ile en yüksek okullaşma oranına sahip iller. Kızlarda ise Şanlıurfa yüzde 69.3 ile son sıradayken Burdur yüzde 94.1 ile ilk sırada.
Açık öğretim lisesine kayıtlı öğrenci sayısı da son iki yılda 1 milyon 54 bin 703 azalarak 2025 yılında 954 bin 777 oldu.
Satın alma gücü paritesine göre, öğrenci başına yapılan harcama 4 bin 38 dolar iken, bu rakam OECD ortalaması olan 13 bin 527 doların oldukça altında bulunuyor.
NE EĞİTİMDE NE İŞTELER
18-24 yaş grubunda ne eğitimde ne de istihdamda olan gençlerin (NEET) oranı OECD ülkelerinde ortalama yüzde 14 iken, Türkiye’de yüzde 31.
İLKOKULDA ORTALAMA SINIF MEVCUDU 22
İlkokul kademesinde Türkiye’de ortalama sınıf mevcudu 22. Türkiye bu kademede 21 olan OECD ortalamasına çok yakın. Ortaokul kademesinde bu sayı 28’e çıkarak 21 olan OECD ortalamasını aşıyor.
İstanbul’da ilkokullarda şube başına 28, ortaokullarda ise 26 öğrenci düşüyor. Gümüşhane’de aynı kademelerde şube başına düşen öğrenci sayıları 13 ve 11’e kadar geriliyor.
‘DEZAVANTAJLI BÖLGELERE ÖNCELIK VERILMELI’
14-17 yaş grubunda okullaşma oranı düşük olan illerde ortaöğretime erişimi artırmak, özellikle de erkek ve kızların aleyhine durumun olduğu illerde eğitimin dışında kalma nedenleri araştırılarak eğitime erişimlerini sağlamak için yeni politikalar geliştirilmeli.
Açık öğretimin sorunlarının temelinde yatan zorunlu eğitim kapsamındaki ortaöğretimin hem zorunluluğu hem de öğretim süresi yeniden yapılandırılmalı.
Okul yöneticilerinin maaşlarının kariyer düzeylerine göre OECD ülkeleri ortalamalarına yaklaştırılmasına yönelik çalışmalar yapılmalı.
Kronik bir problem haline gelen bölgesel eşitsizliğin azaltılması için dezavantajlı bölgelere öncelik verilerek okul ve derslik yapımı gerçekleştirilmeli.