Uzman isimden ideal tuz tüketiminin şifresi: 'Basit sodyum hesabıyla milyonlarca ölüm önlenebilir'

MİLLİYET.COM.TR / ÖZEL -Tuz hayatımızın, daha doğrusu damak tadımızın önemli bir parçası. Tuz gibi farklı işlenmiş gıdalardan aldığımız sodyum, vücuttaki sıvı dengesini, kan basıncını ve sinir/kas fonksiyonlarını düzenleyen bir alkali metal olması sebebiyle hayati bir öneme sahip. Diğer taraftan fazla tuz tüketiminin zararlı olduğu da bilinen bir gerçek. Peki vücudumuzun sodyum ihtiyacı ne kadar, günlük sodyum ihtiyacı hangi sınırı aşarsa tehlikeli boyuta ulaşıyor?
GÜNLÜK TUZ KULLANIMI NE KADAR OLMALI?
Yapılan yeni bir çalışma, riskin tam olarak hangi noktada kritik hale geldiğini daha net bir şekilde ortaya koyuyor. ABD'nin Tennessee eyaletinde, Nashville şehrinde bulunan Vanderbilt Üniversitesi araştırmacıları tarafından yürütülen çalışmaya göre, günlük yaklaşık 4.200 mg sodyum tüketen bireylerde kalp yetmezliği riski yüzde 15 oranında artıyor.
Araştırma, ABD’nin güneydoğusunda yaşayan ve kalp hastalıkları açısından daha yüksek risk grubunda yer alan bireyler üzerinde gerçekleştirildi. Bulgular, bu miktarın önerilen maksimum günlük sınır olan 2.300 mg’ın neredeyse iki katına denk geldiğini gösteriyor.
Uzman görüşünü aldığımız Nefroloji Uzmanı Dr. Bahtışen Güven, tuzun vücudun sıvı dengesinin düzenlenmesinde ve sinir iletiminde önemli rol oynadığını; ancak önerilen miktarın üzerinde tüketildiğinde özellikle kalp, damar ve böbrek sağlığı üzerinde olumsuz etkiler oluşturabildiğini belirtiyor.
Çalışmada dikkat çeken bir diğer önemli sonuç ise sodyum tüketiminde yapılacak küçük bir azaltımın bile ciddi sağlık faydaları sağlayabilmesi. Araştırmacılara göre, ortalama günlük sodyum tüketiminin 4.000 mg seviyesine düşürülmesi, 10 yıl içinde yeni kalp yetmezliği vakalarının yüzde 6.6’sını önleyebilir.
KÜÇÜK DÜŞÜŞLERDE BÜYÜK ETKİ VAR
Üstelik risk artışı yalnızca yüksek tüketimle sınırlı değil. Her ekstra 1.000 mg sodyum alımı, hipertansiyon dışında kalp yetmezliği riskini yüzde 8 daha artırıyor. Bu durum fiziksel aktivite, kalori alımı ya da kolesterol gibi diğer faktörlerden bağımsız olarak gözlemlenmiş durumda. Hipertansiyon ve böbrek hastalığı bulunan bireylerde günlük tuz tüketiminin yaklaşık 3 gram düzeyinde tutulmasının önerildiğini belirten Uzm. Dr. Bahtışen Güven, sporcularda ise terleme miktarına bağlı olarak bu ihtiyacın farklılık gösterebileceğini ifade ediyor:
ASIL PROBLEM SOFRADAKİ TUZ DEĞİL
Yapılan bu yeni araştırmanın altını çizdiği önemli bir nokta daha var. Günlük sodyumun büyük kısmı sofraya eklenen tuzdan değil, hazır ve işlenmiş gıdalardan geliyor. Paketli ürünler, fast food ve pratik tüketim seçenekleri toplam sodyum alımının yüzde 70’inden fazlasını oluşturuyor.
Bu durum özellikle düşük gelirli bölgelerde yaşayan insanlar için daha büyük bir problem haline ulaşmış durumda. Çünkü daha ucuz ve ulaşılabilir olan gıdalar genellikle yüksek sodyum içeriyor.
Market alışverişlerinde gıdaların tuz içeriğine dikkat edilmesi gerektiğini belirten Uzm. Dr. Bahtışen Güven, ürün etiketlerinde yer alan sodyum miktarından tuz içeriğinin hesaplanabileceğini belirtiyor.
Sodyum miktarının yaklaşık 2.5 ile çarpılmasıyla ürünün tuz miktarı hesaplanabiliyor. Besin etiketlerinde 100 gram üründe 0.6 gram sodyum bulunması, yaklaşık 1.5 gram tuza karşılık geliyor ve bu yüksek tuz içerdiğini gösteriyor. 100 gramda 0.1 gram sodyum bulunması ise düşük tuz içeriğini ifade ediyor.
Günlük hayatta tuz alımını artıran gıdalar arasında turşu, ketçap, hardal ve soya sosu gibi sosların yer alıyor. Salamura ürünler olan zeytin, turşu ve peynir de yüksek tuz içeriğine sahip besinler arasında. İşlenmiş ürünlerin tuz içeriği oldukça yüksek olabiliyor. Özellikle sosis, sucuk ve pastırma gibi ürünlerin tüketiminde dikkatli olunması gerekiyor. Uzm. Dr. Bahtışen Güven'e göre günlük tuz tüketiminin yetişkinlerde en fazla yaklaşık 5 gramla sınırlandırılması, çocuklarda ise bu miktar 3 - 4 gram civarında olması gerek.
BİREYSEL DEĞİL. SİSTEMSEL ÇÖZÜM GEREKİYOR
Uzmanlar, bireysel tercihlerin tabi ki önemli olduğunu ama bu sorunun yalnızca bireysel tercihlerle çözülemeyeceğini vurguluyor. Daha düşük sodyum tüketimi için gıda endüstrisinden kamu politikalarına kadar geniş çaplı adımlar atılması gerekiyor.
Bireysel kullanım tarafında günlük sodyum tüketimini kontrol etmek için paketli ürün etiketlerinin dikkatle incelenmesi oldukça önemli. “Az tuzlu” veya “tuzsuz” alternatiflerin tercih edilmesi ve evde yemek yapmak, sodyum alımını kontrol etmenin en etkili yollarından biri olarak gösteriliyor.
TÜRKİYE’DE TUZ KULLANIMI HANGİ SEVİYEDE?
Uzm. Dr. Bahtışen Güven'in verdiği bilgilere göre Dünya Sağlık Örgütü yetişkinler için günlük tuz tüketimini en fazla 5 gram olarak öneriyor. Türkiye’de yapılan SALT Türk-1 çalışmasında kişi başı günlük tuz tüketimi yaklaşık 18 gram olarak tespit edildi. Farkındalık çalışmaları sonrasında gerçekleştirilen SALT Türk-2 araştırmasında ise bu miktarın yaklaşık 15 grama gerilediği görüldü ancak hâlâ önerilen düzeyin oldukça üzerinde bir kullanım söz konusu.